Her Kuşak Kendi Bacağından Asılır

Z Kuşağı Üzerine

Son günlerin moda konusu Z kuşağı, özellikle siyasetçiler, siyasal taraf olmuş bazı gazeteciler ve entelektüeller Z kuşağı hakkında bol bol ahkâm kesiyor. Bununla yetinmiyor kendi zihinlerindeki insan profilini bu kuşağa atfederek tabir yerindeyse onlara gaz veriyorlar. Bundan dolayı,  20 yılını gençlerle çocuklarla çalışmış onlara rehberlik etmeye çalışan biri olarak özel de Z kuşağına genelde de tüm gençlere ve onların ailelerine birkaç kelam etmeyi hak görüyorum.

Z kuşağını ne kadar tanıyoruz?

Bu soru şöyle de sorulabilir: Çocuğumu, ders anlattığım öğrencimi, yönettiğim grubu ne kadar tanıyorum. Gözlemlerim alandaki yetersiz akademik araştırmalar z kuşağı grubunun yeterince tanınmadığını gösteriyor. İlk olarak Z kuşağı 2000’lerden sonra doğan çocukların işinde bulunduğu kuşak olarak ifade ediliyor. Hemen ekleyeyim, Z kuşağı, yarı insan yarı robot bir varlık, ya da bir çeşit android değil, sizin bizim gibi insan…. Bu durumda Z kuşağının diğer kuşaklara mensup insanlarla pek çok ortak noktaları var. Onların da açlık, tokluk hisleri var, çalışmak üretmek sevmek sevilmek istiyorlar.

            Z kuşağının tipik özellikleri neler?

  • Türkiye’de 2000 ‘den sonra doğanlar “z kuşağı” olarak adlandırılmaktadır.
  • Bu kuşak hiç internetsiz bir yaşam sürmemiştir.
  • Sürekli sanal dünya ile bağlantı halindedirler.
  • İletişimde, semboller, emojiler ve çeşitli işretler kullanılmaktadır.
  • El, göz kulak zihin kombinasyonu en yüksek seviyededir.
  • Yalnız yaşama,
  • Kuşağın dikkat süresi daha kısa,
  • İşbirlikçi
  • Yaratıcı,
  • Teknolojinin içinde doğan,

Z Kuşağının Olumsuz Yönleri

  • Ben merkezci olmaları,
  • Sürekli yükselmek isteği,
  • Standart işlerde zorlanma,
  • Aceleci ve sabırsızlıktır.

Z Kuşağı Ne Yapmalı !

Bu satırlarım tamamen gençlere yönelik. İlk kural size gerçek anlamda ve karşılıksız sadece aileniz sever ve destek olur, siyasi partiler, efendim çeşitli örgütlerin sizin üzerinizden hadefleri vardır. Günün birinde başınız hukuk ile belaya girerse yanınızda sadece aileniz olur.

Çalışmadan başarı elde etmek filmlerde bile olmaz.

Tüm insanlara eşit verilen tek şey zamandır.

Zamanını hedefleri doğrultusunda değerlendiren başarıyı yakalar.

Sanal dünya gerçek dünyanın çeyreği bile değildir,

Sizden bir şey isteyenlere, gaz verenlere hep şüpheyle bakın!

Kendinizi geliştirin, yabancı dil öğrenin, fırsat varsa bir işte gönüllü çalışın,

Anne-babanızın aile geçimini nasıl sağladığına bakın, faturalar ne kadar geliyor? Haftada kaç gün kaç saat çalışıyorlar? Faturalar nasıl ödeniyor? cep telefonlarınız nasıl alınıyor? Ödemesi ne kadar sürüyor? Eşyalarınızın (ayakkabı, çanta, pantolon vs.) ortalama ömrü kaç ay? Ve daha bir çok şey …

Hayat sonsuz seçenekler sunar biz sizin seçimleriniz neler ?

Seçenekler arasında karar vererek hayatınıza karar verirsiniz

Büyüklerin tecrübelerinden yararlanın, hayatta şekiller değişir ama içerik genelde aynıdır.

Bazı durumlarda anne-babanızla birlikte karar verin,

Sanal dünyada olup bitenlere şüpheyle yaklaşın,

Boş ve size faydası olmayan şeylere vakit harcamayın,

Sanal dünyayı yönetin, sanal dünya  sizi yönetmesin.

Z Kuşağı Anne-Babaları Ne Yapmalı?

Z Kuşağının ebeynlikleri daha zorlu bunu kabul etmek gerekli zira dünya dolayısıyla tüm tehlikeler, riskler küçücük bir kutunun içinde. Onu bu tehlikelerden korumak çok zor. Onlara (bu satırların yazarı da bir Z kuşağı çocuğa sahip) bazı öneriler sunabilirim.

  • Çocuğunuza yapacağınız en önemli yardım gerçek dünya ile tanıştırmak,
  • Model olun, elinizde cep telefonu bütün gün dedikodu takip ediyorsanız çocuğunuza öğüt verme hakkınız yok.
  • Onlarla pazara, markete gidin,
  • Sahip olmak istediklerinin parasının en az yarısını tasarruf etmelerini sağlayın.
  • Uygun ortam varsa bir iş yerinde gönüllü çalıştırın,
  • 18 yaşından önce sosyal ağlara üye olmasına izin vermeyin.
  • Birlikte belli zamanlarda sosyal ağ hesaplarınızı dondurun (okul zamanı) gibi.
  • Birlikte kitap okuyun, santranç oynayın.
  • Aile için sosyal ağ kurun,
  • Haftanın bir günü tüm telefonlar kapalı aile zamanı yapın, (restoran cafe veya ev ).
  • Çocuğunuzun çabasını destekleyin, sonuç zaten er ya da geç olacaktır.
  • Çocuğunuzu karşılıksız ve samimi sadece siz sever ve destek olursunuz, bunun dışındakilerin çocuğunuz üzerinden bir ajandası vardır sakın unutmayın.

Z Kuşağı tartışmalarında öğretmenlerin, okullarımızın da gündeminde olmalı, eğitimciler değişen çocuk, genç ve kuşakların özelliklerini takip etmesi, öğretim, eğitim stratejilerini bu yeni duruma göre güncellemeleri çok yerinde olacaktır.

Z Kuşağı, homojen bir kitle değildir. Grubun içinde, farklı sosyolojik gruplar, farklı değerlere sahip aileler yer almaktadır. Bu yapıdan yekpare tepkiler beklemek gerçekçi değildir. Z kuşağının girişimci, sanal iletişimi çok iyi bilen dinamik yapısını iyi kullanan ülkeler bir adım öne çıkacaktır. Bu grubu, 68’liler gibi harcamak kayıp nesil oluşturmak isteyenler de vardır. Bu gruba farklı siyasi akımlar birbirinden farklı misyonlar yüklemektedir. Ama günün sonunda ‘her kuşak kendi bacağından asılır’ ve kendi kaderiyle baş başa kalır. Umutmayın!

            Sağlıklı başarılı günler !

Ölçme ve Değerlendirme Okur-Yazarlığı

Geçtiğimiz günlerde (20 Haziran 2020,Cumartesi) Sınavla Öğrenci alan liseler için giriş sınavı yapıldı. Bu satırların yazarının da kızı bu sınavda yeteneklerini ve çalışmalarını gösterme fırsatı buldu. Hemen ekleyeyim sınırda (hedeflerine yakın) bir puan bekliyor, yani her ders full filan yapmadı. Neyse, gelelim ölçme ve değerlendirme faslına.

            Son yıllarda büyük çaplı sınavlar (LGS-YKS vb.) kamuoyunun ilgisine matuf oluyor, sınav soruları üzerine spekülasyonlar hiç kesilmiyor, “zor-kolay sınav, zor test –kolay test vb.” bunun üzerine ölçme ve değerlendirmenin bazı ilke teknikleri üzerinden merakları gidermek, bilgi paylaşımı yapmanın yararlı olacağına kanaat getirdim.

            LGS ve YKS birer yarışma sınavıdır, talip olunan okul veya bölüme kontenjandan fazla talep varsa bunlar arasında bir seçme sınavı (yarışması) yapılır. Dolayısıyla iyilerin arasından daha iyi olanları tespit etmek gerekir. Bu durum beraberinde, bir miktar zor ve çok zor test sorularının sınavda yer almasını gerekli kılar.

            Birincisi, ölçme ve değerlendirme ciddi önemli disiplin, tıpkı matematik, fen bilimleri veya fizik gibi bir bilim dalı. Böyle büyük çaplı seçme ve yerleştirme işleminin yapıldığı sınavlar birçok istatistiksel işlem uygulanarak geçerlilik güvenirlik testlerinden geçer. Sadece sınavın tamamı değil, her ders hatta her soru kökü ve seçenekler bu kapsamlı testlere tabii tutulur. Şimdi ölçme ve değerlendirme ile ilgili temel kavramlara bakalım.

            Güvenirlik: “Ölçme araç veya yönteminin hatalardan arınık ölçme yapabilme derecesidir” (Yılmaz, 2014;46). Yani sınav hatasız olarak hazırlanacak, testlerde, ya da diğer unsurlarda (puanlama nesnelliği, soru sayısı, seviye uygunluğu, biçimsel sorunların olmaması vb.) hata var ise sınavın güvenirliği düşük olur ve böyle bir sınav tamamen iptal edilmelidir. Burada güvenirliği etkileyen bazı faktörler sınav öncesi  tespit edilebilirken bazıları ancak adayların sınava yanıt vermelerinden sonra tespit edilebilir. Şu ana kadar LGS 2020’nin güvenilir olmadığına dair bir veri elimize ulaşmadı dolayısıyla sınav güvenilirlik bakımından bir sorun teşkil etmemektedir.

            Geçerlilik: “Bir ölçme aracı kullanılış amacına ne oranda hizmet ediyorsa o oranda geçerlilik özelliğine sahiptir” Bir ölçme aracının geçerliliği için güvenirlik ön şarttır. (Yılmaz, 2014: 49-50). Geçerlilik kavramı biz öğretmen ve anne-babalar için daha kritik bir kavram. LGS’nin yapılış amacı ne; mezun grupta yer alan çocukların % 10’nu sınavla öğrenci kabul eden liselere seçmek. Yani, bu sınav sonunda Galatasaray Lisesi’ne 10 bin çocuk girme hakkı kazanırsa bu sınav geçerli değildir.  Ya da çok az sayıda çocuk (baraj punaı var ise YKS gibi) barajı geçememiş ise yine bu sınav geçersizdir. Geçerliliği etkileyen iki kavram öne çıkmaktadır. Birincisi; Kapsam geçerliliği: sınava dâhil edilen ve ilan edilen tüm ünite, konu ve kazanımların sınavda sorulmasıdır. Kısaca, sorumlu olunan konular sınavda adayların karşısına çıkmalıdır. İkinci kavramımız ise; Yapı geçerliliğidir,  burada her soru en az bir kazanımı ölçmelidir, Her soru ölçmek istediğimiz davranışlardan en az birini ortaya çıkartıcı olmalıdır.

  • Her soru “ayırıcı” (bilen-bilmeyen) olmalıdır.
  • Test güvenilir olmalıdır.
  • Kapsayıcı olmalıdır.
  • Sınavın güçlük derecesi dengeli olmalıdır.
  • Aynı sorular sürekli kullanılmamalıdır.
  • Benzer sorular ve soru havuzu geçerliliği düşürür.
  • Cevap puanlamasındaki hatalar geçerliliği düşürür.
  • Sınavda kopya geçerliliği düşürür (Yılmaz, 2014; 50-54).

LGS 2020’yi geçerlilik bakımından değerlendirdiğimizde sınavın şu anki verilere göre geçerli olduğunu söyleyebiliriz. Yine de bütün bu payelerin verilmesi ayrıntılı istatistiksel hesaplamalar yolu ile elde edilecektir. Örneğin, büyük çaplı bir kopya olayı, sınavın geçerliliğini yok eder.

            LGS 2020 ile ilgili soru bazlı değerlendirme ve iptal talepleri olacaktır. Asıl karmaşa da burada da yaşanıyor. Kamuoyunda, “çok zor soru iptal edilir vb.” tartışmalar var. Öncelikle böyle bir şey yok, sorunun iptal edilmesi için test maddesinde, ya da seçeneklerde hata olması gerekir. Test maddesinde, seviye, sadelik, ya da verilerde bir yanlışlık tespit edilirse soru iptal edilir. Aynı şekilde seçeneklerde (doğru seçenek, çeldiriciler) olarak maddi hata yapılmışsa soru iptal edilir. Bazı anne-babalar ve öğretmenler, çocukların duyabileceği şekilde sınav sorularını eleştirirken duyuyorum. Bu tür yaklaşım çok yanlış zira ölçme ve test konusunda uzmanlık bilgisi yoksa “yanlış soru-sınav soruları çok kötü vb.” söylemlerden uzak durmak gerekir. Bunun nedeni, bir bakışta ancak konu uzmanları sorunun hatalı olduğunu tespit edebiliyorlar, ikincisi ise, testin geçerlilik güvenirlik sorunu ancak belli sayıda öğrencinin testi yanıtlaması ve ayrıntılı istatistiki işlemlerle ortaya çıkıyor. Bu tür yaklaşımların asıl sakıncası; “çocukların ve gençlerin bahanelere sığınma kolaycılığı ve kişisel sorumluklarını almama” alışkanlıklarını yerleştiriyor.

            Öğretmen ve anne-babalara düşen, bu tür sınavların yapılış amaçlarını öğretmek, başarının mümkün olduğunu onlara hissettirmek, seçeneklerin (hayat ve sınav) neler olduğunu fark etmesini sağlamak ve yeteneklerini kullanıp çalışmasını çaba sarf etmesini desteklemek olacaktır.

Kaynak: Yılmaz, H. (2014) Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme, Çizgi Kitapevi. Konya.

Whatsapp Grupları Etik Kuralları Olabilir mi?

Whatsapp ve whatsapp grupları hayatımızın bir parçası haline geldi. Hemen hemen her yaştan insan ve özellikle çalışanların en az 3-4 gruba dâhil olduğunu biliyoruz. Grupların bir kısmı işle ilgili kurulan gruplar bu gruba istem dışında dâhil ediliyoruz. Bunun dışında, mezun grubu, apartman/site grubu, iş meslektaş paylaşım grubu, geçici gruplar (kalıcı hale geliyor ..). Bu gruplardan, grup paylaşımlarından farklı zamanlarda rahatsız oluyoruz ama genellikle hatır gönül adına gruptan ayrılmıyor/ayrılamıyoruz… Acaba Whatsapp gruları için bazı etik kurallar üzerinde bir standardizasyon sağlayabilir miyiz? Bu soruya yanıt aramaya çalışıyorum. Bazı ilkeler sunmaya çalışacağım.

  1. Grup, grup üyelerinin e-posta veya yazılı izni ile kurulmalı.
  2. Grup yöneticisi ilk mesajında grup kurallarını ilan etmeli ve her üyeden bu kurallara uygun kullanım yapacağının taahhüdünü almalı.
  3. Grubun amacı çok iyi belirlenmeli bu amaç tüm üyeler tarafından kabul edilmeli ve bilinmelidir.
  4. Grupta her üye gerçek ad soyad ile kayıt olmalıdır,
  5. Grup içi etkileşim zamanı (iş ile ilgiliyse) hafta içi 09.00 ile 18.00 olarak belirlenmeli,
  6. Tüm grup türlerinde (istisnai durumlar hariç [ölüm, hastalık, yaralanma, kaza vb.]) akşam 21.00’den sonra paylaşım yapılmamalıdır.
  7. Hafta sonu ve tatil günleri grup içi paylaşım yapılmamalı,
  8. Gruba yeni katılımcı eklenecekse üyelerin görüşü ve onayı alınmalı,
  9. Grubun ayırt edici bir logo veya resmi olmalı,
  10. Grupta, çok uzun yazı, yönerge yönetmelik vb. içerikler paylaşılmamalı, bu tür içerikler e mail ile ilgililere gönderilmelidir. Bu tür önemli ve bağlayıcı içerikler telefondan okunmayacak kadar uzun olabilmektedir. Ayrıca, küçük bir ekrandan bunu okumaya çalışmak göz sağlığı için doğru değildir. Son olarak e mail resmi tebligat yerine geçerken whatsapp gönderimi tebligat olarak kabul edilmemektedir.
  11. Grup mesajları, kısa, öz ve tercihen bir sayfayı geçmeyecek şekilde oluşturulmalıdır,
  12. Grup mesajları saat 09’dan sonra gönderilmeli üst üste mesajlar gönderilmemelidir,
  13. Grup mesajlarının net görünen, okunması kolay içerikte olmasına dikkat edilmelidir,
  14. Yanıt beklenen, acil, vb. durumlarda farklı renk ve içerik ile üyelerin dikkati çekilmelidir,
  15. Grubun çoğunluğunu ilgilendirmeyen mesajlar grupta paylaşılmamalıdır,
  16. Kişisel mesajlar grupta paylaşılmamalıdır,
  17. Dini, siyasi görüş vb. içerikler grupta paylaşılmamalıdır,
  18. Uygun zaman dilimi dışında paylaşım gerekiyorsa paylaşım yapan üyelerden af dilenmelidir.
  19. Gruptan ayrılmak söz konusuysa, gerekçesi yazılarak gruptan ayrılmalıdır,
  20. Grupta güvenilir bir kaynaktan alınmayan, bizzat şahit olunmayan kesin bilgilerle teyit edilmeyen haber, duyuru vb. içeriklere yer verilmemelidir,
  21. Bir yanlış bilgi vs. paylaşılmış ise doğru bilgi ile birlikte yeni bir içerik paylaşımı yapılmalı ve grup üyelerinden af dilenmelidir,
  22. Grupta kişisel yorumlara, başka kişilerin kişisel yorumlarına, (yetkili kamu görevlileri hariç)  emir ve direktiflerine yer verilmemelidir.
  23. Grubun işlevi sona erdiğinde grup kapatılmalıdır,
  24. İş gruplarında büyük grup yerine, daha küçük gruplar (zümre, bölüm vs.) tercih edilmelidir,
  25. Gönüllü gruplar (sınıf, mezun branş vb.) gruptan bir süreliğine ayrılmak isteyenlere hoşgörü ile yaklaşılmalı, bu husus zaman zaman üyelere mesaj olarak hatırlatılmalıdır,
  26. Benzer gruplar birleştirilmeli, insanların gruplar arasında kaybolmasına engel olunmalıdır,
  27. Grupta yüz yüze iletişimin nezaket kurallarına uyulmalıdır,
  28. Gerçek hayatta suç olan davranışlar sanal hayatta da suç olarak kabul edilmektedir.
  29. Zaman zaman grup mesaj istatistikleri çıkarılarak (mesaj sayısı, zaman yoğunluğu, kişilerin mesaj sayısı vb.) grupta paylaşılmalıdır.
  30. Grupta sessiz kalanlara özelden ‘nedeni’ sorulmalıdır, bu kişiler diğerlerine katılmamakla birlikte onların ‘şedidinden’  çekindikleri için içerik paylaşmamaktadırlar, bu gibi durumlarda oylama yolu ile bir karar alınmalıdır,
  31. İş gruplarında duygusal değil, iş veya kamusal kararların amir hükümlerine göre davranmak esas olmalıdır,
  32. Kullanıcılar (yöneticiler dâhil) gereksiz yere grubu meşgul etmemelidirler,
  33. Grup üyeleri izinsiz görsel, video paylaşımından uzak durmalıdırlar,
  34. Grupta grup kurallarına uygun davranmayanlara uygulanacak yaptırımlar önceden belirlenmeli, böyle bir durum oluşursa grup çoğunluk kararı ile yaptırım hemen uygulanmalıdır,

Ne dersiniz ?

WordPress.com ile Oluşturulan Web Sitesi.

Yukarı ↑