Ölçme ve Değerlendirme Okur-Yazarlığı

Geçtiğimiz günlerde (20 Haziran 2020,Cumartesi) Sınavla Öğrenci alan liseler için giriş sınavı yapıldı. Bu satırların yazarının da kızı bu sınavda yeteneklerini ve çalışmalarını gösterme fırsatı buldu. Hemen ekleyeyim sınırda (hedeflerine yakın) bir puan bekliyor, yani her ders full filan yapmadı. Neyse, gelelim ölçme ve değerlendirme faslına.

            Son yıllarda büyük çaplı sınavlar (LGS-YKS vb.) kamuoyunun ilgisine matuf oluyor, sınav soruları üzerine spekülasyonlar hiç kesilmiyor, “zor-kolay sınav, zor test –kolay test vb.” bunun üzerine ölçme ve değerlendirmenin bazı ilke teknikleri üzerinden merakları gidermek, bilgi paylaşımı yapmanın yararlı olacağına kanaat getirdim.

            LGS ve YKS birer yarışma sınavıdır, talip olunan okul veya bölüme kontenjandan fazla talep varsa bunlar arasında bir seçme sınavı (yarışması) yapılır. Dolayısıyla iyilerin arasından daha iyi olanları tespit etmek gerekir. Bu durum beraberinde, bir miktar zor ve çok zor test sorularının sınavda yer almasını gerekli kılar.

            Birincisi, ölçme ve değerlendirme ciddi önemli disiplin, tıpkı matematik, fen bilimleri veya fizik gibi bir bilim dalı. Böyle büyük çaplı seçme ve yerleştirme işleminin yapıldığı sınavlar birçok istatistiksel işlem uygulanarak geçerlilik güvenirlik testlerinden geçer. Sadece sınavın tamamı değil, her ders hatta her soru kökü ve seçenekler bu kapsamlı testlere tabii tutulur. Şimdi ölçme ve değerlendirme ile ilgili temel kavramlara bakalım.

            Güvenirlik: “Ölçme araç veya yönteminin hatalardan arınık ölçme yapabilme derecesidir” (Yılmaz, 2014;46). Yani sınav hatasız olarak hazırlanacak, testlerde, ya da diğer unsurlarda (puanlama nesnelliği, soru sayısı, seviye uygunluğu, biçimsel sorunların olmaması vb.) hata var ise sınavın güvenirliği düşük olur ve böyle bir sınav tamamen iptal edilmelidir. Burada güvenirliği etkileyen bazı faktörler sınav öncesi  tespit edilebilirken bazıları ancak adayların sınava yanıt vermelerinden sonra tespit edilebilir. Şu ana kadar LGS 2020’nin güvenilir olmadığına dair bir veri elimize ulaşmadı dolayısıyla sınav güvenilirlik bakımından bir sorun teşkil etmemektedir.

            Geçerlilik: “Bir ölçme aracı kullanılış amacına ne oranda hizmet ediyorsa o oranda geçerlilik özelliğine sahiptir” Bir ölçme aracının geçerliliği için güvenirlik ön şarttır. (Yılmaz, 2014: 49-50). Geçerlilik kavramı biz öğretmen ve anne-babalar için daha kritik bir kavram. LGS’nin yapılış amacı ne; mezun grupta yer alan çocukların % 10’nu sınavla öğrenci kabul eden liselere seçmek. Yani, bu sınav sonunda Galatasaray Lisesi’ne 10 bin çocuk girme hakkı kazanırsa bu sınav geçerli değildir.  Ya da çok az sayıda çocuk (baraj punaı var ise YKS gibi) barajı geçememiş ise yine bu sınav geçersizdir. Geçerliliği etkileyen iki kavram öne çıkmaktadır. Birincisi; Kapsam geçerliliği: sınava dâhil edilen ve ilan edilen tüm ünite, konu ve kazanımların sınavda sorulmasıdır. Kısaca, sorumlu olunan konular sınavda adayların karşısına çıkmalıdır. İkinci kavramımız ise; Yapı geçerliliğidir,  burada her soru en az bir kazanımı ölçmelidir, Her soru ölçmek istediğimiz davranışlardan en az birini ortaya çıkartıcı olmalıdır.

  • Her soru “ayırıcı” (bilen-bilmeyen) olmalıdır.
  • Test güvenilir olmalıdır.
  • Kapsayıcı olmalıdır.
  • Sınavın güçlük derecesi dengeli olmalıdır.
  • Aynı sorular sürekli kullanılmamalıdır.
  • Benzer sorular ve soru havuzu geçerliliği düşürür.
  • Cevap puanlamasındaki hatalar geçerliliği düşürür.
  • Sınavda kopya geçerliliği düşürür (Yılmaz, 2014; 50-54).

LGS 2020’yi geçerlilik bakımından değerlendirdiğimizde sınavın şu anki verilere göre geçerli olduğunu söyleyebiliriz. Yine de bütün bu payelerin verilmesi ayrıntılı istatistiksel hesaplamalar yolu ile elde edilecektir. Örneğin, büyük çaplı bir kopya olayı, sınavın geçerliliğini yok eder.

            LGS 2020 ile ilgili soru bazlı değerlendirme ve iptal talepleri olacaktır. Asıl karmaşa da burada da yaşanıyor. Kamuoyunda, “çok zor soru iptal edilir vb.” tartışmalar var. Öncelikle böyle bir şey yok, sorunun iptal edilmesi için test maddesinde, ya da seçeneklerde hata olması gerekir. Test maddesinde, seviye, sadelik, ya da verilerde bir yanlışlık tespit edilirse soru iptal edilir. Aynı şekilde seçeneklerde (doğru seçenek, çeldiriciler) olarak maddi hata yapılmışsa soru iptal edilir. Bazı anne-babalar ve öğretmenler, çocukların duyabileceği şekilde sınav sorularını eleştirirken duyuyorum. Bu tür yaklaşım çok yanlış zira ölçme ve test konusunda uzmanlık bilgisi yoksa “yanlış soru-sınav soruları çok kötü vb.” söylemlerden uzak durmak gerekir. Bunun nedeni, bir bakışta ancak konu uzmanları sorunun hatalı olduğunu tespit edebiliyorlar, ikincisi ise, testin geçerlilik güvenirlik sorunu ancak belli sayıda öğrencinin testi yanıtlaması ve ayrıntılı istatistiki işlemlerle ortaya çıkıyor. Bu tür yaklaşımların asıl sakıncası; “çocukların ve gençlerin bahanelere sığınma kolaycılığı ve kişisel sorumluklarını almama” alışkanlıklarını yerleştiriyor.

            Öğretmen ve anne-babalara düşen, bu tür sınavların yapılış amaçlarını öğretmek, başarının mümkün olduğunu onlara hissettirmek, seçeneklerin (hayat ve sınav) neler olduğunu fark etmesini sağlamak ve yeteneklerini kullanıp çalışmasını çaba sarf etmesini desteklemek olacaktır.

Kaynak: Yılmaz, H. (2014) Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme, Çizgi Kitapevi. Konya.

Whatsapp Grupları Etik Kuralları Olabilir mi?

Whatsapp ve whatsapp grupları hayatımızın bir parçası haline geldi. Hemen hemen her yaştan insan ve özellikle çalışanların en az 3-4 gruba dâhil olduğunu biliyoruz. Grupların bir kısmı işle ilgili kurulan gruplar bu gruba istem dışında dâhil ediliyoruz. Bunun dışında, mezun grubu, apartman/site grubu, iş meslektaş paylaşım grubu, geçici gruplar (kalıcı hale geliyor ..). Bu gruplardan, grup paylaşımlarından farklı zamanlarda rahatsız oluyoruz ama genellikle hatır gönül adına gruptan ayrılmıyor/ayrılamıyoruz… Acaba Whatsapp gruları için bazı etik kurallar üzerinde bir standardizasyon sağlayabilir miyiz? Bu soruya yanıt aramaya çalışıyorum. Bazı ilkeler sunmaya çalışacağım.

  1. Grup, grup üyelerinin e-posta veya yazılı izni ile kurulmalı.
  2. Grup yöneticisi ilk mesajında grup kurallarını ilan etmeli ve her üyeden bu kurallara uygun kullanım yapacağının taahhüdünü almalı.
  3. Grubun amacı çok iyi belirlenmeli bu amaç tüm üyeler tarafından kabul edilmeli ve bilinmelidir.
  4. Grupta her üye gerçek ad soyad ile kayıt olmalıdır,
  5. Grup içi etkileşim zamanı (iş ile ilgiliyse) hafta içi 09.00 ile 18.00 olarak belirlenmeli,
  6. Tüm grup türlerinde (istisnai durumlar hariç [ölüm, hastalık, yaralanma, kaza vb.]) akşam 21.00’den sonra paylaşım yapılmamalıdır.
  7. Hafta sonu ve tatil günleri grup içi paylaşım yapılmamalı,
  8. Gruba yeni katılımcı eklenecekse üyelerin görüşü ve onayı alınmalı,
  9. Grubun ayırt edici bir logo veya resmi olmalı,
  10. Grupta, çok uzun yazı, yönerge yönetmelik vb. içerikler paylaşılmamalı, bu tür içerikler e mail ile ilgililere gönderilmelidir. Bu tür önemli ve bağlayıcı içerikler telefondan okunmayacak kadar uzun olabilmektedir. Ayrıca, küçük bir ekrandan bunu okumaya çalışmak göz sağlığı için doğru değildir. Son olarak e mail resmi tebligat yerine geçerken whatsapp gönderimi tebligat olarak kabul edilmemektedir.
  11. Grup mesajları, kısa, öz ve tercihen bir sayfayı geçmeyecek şekilde oluşturulmalıdır,
  12. Grup mesajları saat 09’dan sonra gönderilmeli üst üste mesajlar gönderilmemelidir,
  13. Grup mesajlarının net görünen, okunması kolay içerikte olmasına dikkat edilmelidir,
  14. Yanıt beklenen, acil, vb. durumlarda farklı renk ve içerik ile üyelerin dikkati çekilmelidir,
  15. Grubun çoğunluğunu ilgilendirmeyen mesajlar grupta paylaşılmamalıdır,
  16. Kişisel mesajlar grupta paylaşılmamalıdır,
  17. Dini, siyasi görüş vb. içerikler grupta paylaşılmamalıdır,
  18. Uygun zaman dilimi dışında paylaşım gerekiyorsa paylaşım yapan üyelerden af dilenmelidir.
  19. Gruptan ayrılmak söz konusuysa, gerekçesi yazılarak gruptan ayrılmalıdır,
  20. Grupta güvenilir bir kaynaktan alınmayan, bizzat şahit olunmayan kesin bilgilerle teyit edilmeyen haber, duyuru vb. içeriklere yer verilmemelidir,
  21. Bir yanlış bilgi vs. paylaşılmış ise doğru bilgi ile birlikte yeni bir içerik paylaşımı yapılmalı ve grup üyelerinden af dilenmelidir,
  22. Grupta kişisel yorumlara, başka kişilerin kişisel yorumlarına, (yetkili kamu görevlileri hariç)  emir ve direktiflerine yer verilmemelidir.
  23. Grubun işlevi sona erdiğinde grup kapatılmalıdır,
  24. İş gruplarında büyük grup yerine, daha küçük gruplar (zümre, bölüm vs.) tercih edilmelidir,
  25. Gönüllü gruplar (sınıf, mezun branş vb.) gruptan bir süreliğine ayrılmak isteyenlere hoşgörü ile yaklaşılmalı, bu husus zaman zaman üyelere mesaj olarak hatırlatılmalıdır,
  26. Benzer gruplar birleştirilmeli, insanların gruplar arasında kaybolmasına engel olunmalıdır,
  27. Grupta yüz yüze iletişimin nezaket kurallarına uyulmalıdır,
  28. Gerçek hayatta suç olan davranışlar sanal hayatta da suç olarak kabul edilmektedir.
  29. Zaman zaman grup mesaj istatistikleri çıkarılarak (mesaj sayısı, zaman yoğunluğu, kişilerin mesaj sayısı vb.) grupta paylaşılmalıdır.
  30. Grupta sessiz kalanlara özelden ‘nedeni’ sorulmalıdır, bu kişiler diğerlerine katılmamakla birlikte onların ‘şedidinden’  çekindikleri için içerik paylaşmamaktadırlar, bu gibi durumlarda oylama yolu ile bir karar alınmalıdır,
  31. İş gruplarında duygusal değil, iş veya kamusal kararların amir hükümlerine göre davranmak esas olmalıdır,
  32. Kullanıcılar (yöneticiler dâhil) gereksiz yere grubu meşgul etmemelidirler,
  33. Grup üyeleri izinsiz görsel, video paylaşımından uzak durmalıdırlar,
  34. Grupta grup kurallarına uygun davranmayanlara uygulanacak yaptırımlar önceden belirlenmeli, böyle bir durum oluşursa grup çoğunluk kararı ile yaptırım hemen uygulanmalıdır,

Ne dersiniz ?

Türkiye’nin Coronavirüsle Mücadelesinde İnovatif Yaklaşımlar

Her şey Aralık 2019’da Çin Halk Cumhuriyetinin Vuhan eyaletinde başladı. Sonraki günlerde; geliyordu, geldi derken virüs bir kabus gibi tüm dünyaya yayıldı. Şubat 2020’de tek ve en önemli gündem maddesi sadece Covid-19 Paydemisiydi. Şubat ayında Avrupa’da salgının ilk işaretleri görülmeye başladı. İtalya’da kısa sürede pandemi ciddi etkiler ve ölümlere yol açmaya başladı. İtalya yaşlı nüfus bakımdan dünyada 2. sırada yer almaktadır. Bunun da etkisiyle İtalya’da yüksek oranda pandemiye bağlı ölüm gerçekleşti. Türkiye, Ocak 2020’den itibaren önemler almaya başladı, bilim kurulu oluşturuldu. Kurul, düzenli toplantılarla ve dünyanın geri kalan ülke yetkilileriyle görüşerek bir yol haritası belirledi. Belirlen plan bazı değişiklikler olmakla birlikte titizlikle uygulandı ve gelinen noktada pandemi kontrol altına alındı. Bu yazının amacı, genel tedbirlerden ziyade inovatif yaklaşımları değerlendirmektir.

            İnovasyon: “İnovasyon, yeni veya önemli ölçüde değiştirilmiş ürün (mal ya da hizmet) veya sürecin; yeni bir pazarlama yönteminin; ya da iş uygulamalarında, iş yeri organizasyonunda veya dış ilişkilerde yeni bir organizasyonel yöntemin uygulanmasıdır. (https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0novasyon 7 Haziran 2020). İnovasyon bir buluş değildir. Daha çok günümüzde var olan bir ürün, hizmeti ele alıp ürüne yeni etkin özellikler katıp yeniden insanlığın hizmetine sunmaktır. Bu aşamada önemli olan değişen yeni özelliğin etkin olmasıdır. Özgün bir özellik katmasıdır. (https://gelisenbeyin.net/inovasyon.html, 7 Haziran 2020). Burada yer verilen tanım ve açıklamalardan da anlaşılacağı gibi inovasyon; bir icat ve ya keşif değildir. Yani yeni bir şey keşfetmekten ziyade bir uygulamayı, organizasyonu amaçlara ulaşmak için etkin kullanmak olarak görebiliriz.

            Covid-19 Pandemi Süreci İnovasyon Adımları

  1. 65 Yaş üstüne sokağa çıkma kısıtlaması, bazıları bunu bir ‘ceza’olarak yorumlama eğiliminde oysa Türkiye’nin en orijinal ve inovatif adımı kesinlikle bu kısıtlama türü oldu. Pandeminin tüm dünya tarafından kabul edilen ilk etkisi; ‘yaşlı ve kronik rahatsızlığı olanlara öldürücülük oranı’ idi. Bu noktada Nisan 2020’de 65 yaş üstündeki vatandaşlara sokak kısıtlaması başladı. Bu inovatif hamle çok etkili oldu, bu uygulama ile 65 yaş üstündeki risk grubundakiler salgından korundu.
  2. 20 Yaş altına sokağa çıkma kısıtlaması, 20 yaşın altındaki bireyler salgından en az etkilenen kesimi oluşturuyordu. Ancak, bu kesimin hastalığın taşınmasında ve riskli gruplara bulaşmasında etkili olabileceği göz önüne alınarak onlara da sokak kısıtlaması getirildi. Bu adım da çok etkili oldu, bunun sayesinde bulaşmada azalma ve hastalığı kontrol etmekte başarılı olduk.
  3. Zonguldak, bütün dünyanın yaptığı gibi bazı kentlerde sokağa çıkma kısıtlaması ve seyahat kısıtlamaları uygulandı. Bu kısıtlamalar hastalığın en yaygın seyrettiği kentleri kapsarken bu kentlere Zonguldak da eklendi. Zira, kentte solunum yolu hastalıkları, astım, koah gibi hastalıklar yaygın olarak görülmektedir. Bu inovatif adım da yüksek risk grubundaki kenti önemli ölçüde korumuştur.
  4. VEFA Destek grupları, gerek 65 yaş üstü vatandaşlar, gerekse gençlerin sokak kısıtlması uygulamasının çeşitli psikososyal ve ekonomik problemler oluşturması gayet doğaldır. Bunun önüne geçebilmek için gönüllü kamu çalışanlarından oluşan VEFA destek grupları oluşturuldu. Bu adımla evden çıkma kısıtlama kapsamındaki vatandaşların ihtiyaçları temin edildi. Bu sayede, kısıtlama sürecindeki olumsuz etkiler en aza indirildi. Bu uygulama da inovatif bir yaklaşım olarak kayıtlara geçti.

Türkiye tüm dünya ile birlikte halen Covid-19 salgını ile mücadele ediyor, süreç boyunca irili ufaklı           pekçok karar alındı, adımlar atıldı. Geriye dönüp baktığımızda başarılı bir süreç yönetimi uygulandığını görüyoruz. Rakamlar, günlük sonuçlar zaten bu kazanımları teyit ediyor.

Emeği geçenlere, gönüllülere, hükümet üyelerine teşekkürler.

Sağlıklı başarılı günler ….

WordPress.com ile Oluşturulan Web Sitesi.

Yukarı ↑