Öğretmenlik

Bu gün 24 Kasım yani Türkiye’de öğretmenler günü… Bu satırların sahibi de 21 yıllık öğretmen. Ben cari öğretmenlik algısına, Türkiye’de öğretmenliğin misyonuna eleştiri ile yaklaşanlardanım.

Öğretmenin Rolü

         Çerçevesi Osmanlının son döneminde çizilen ve bu gün de hala geçerli olan bir öğretmen misyonu var… “Cahil ve aydınlanmamış halkı aydınlatmak, medenileştirmek” bu misyon öğretmene aşkın bir anlam hatta kutsallık atfederek bu günlere geldi. Cumhuriyet bu misyon ile kuruldu. O dönemde halkın büyük çoğunluğunun yaşadığı köye 3 kişi gönderildi. Jandarma, öğretmen ve bazılarına göre imam/ muhtar. Bu üç kişi cumhuriyeti ve cumhuriyetin erdemlerini halka öğretmek gerekirse zor kullanmak üzere cumhuriyetin; vaaz edeni, devletin gölgesi görevini yürütmek üzere görevlendirildiler. Öğretmenler öğretmen okulları eliyle zaten yılmaz bir rejim bekçisi, rejim nebisi olarak yetiştirildi. Bu anlayış 19. Yüzyılın temel anlayışına uygundu. Bu rol, öğretmen ve eğittiği halk şehre gelmesine rağmen devam etti. Hala devam ediyor… “Öğretmen saygısı” denilen şey aslında; devlet kokusudur bu dönemde… Ama zaman değişti, anne babalar değişti, çocuklar değişti, devletler ve yönetim anlayışları değişti ancak öğretmen bence değişme ayak uyduramadı…

İyi Öğretmen

         Yetersiz öğretmeni tarif etmek biraz kolaydır ama iyi öğretmeni tarif etmek daha zorludur. En baştan başlayalım. Öğretmen, tek bir doğru olduğunu kabul eden ve bunu vaaz eden kişi değildir. İyi öğretmen, doğruyu iyiyi arayışta rehberlik eden profesyoneldir. İyi bir liderdir.

  1. Öğretmen samimi hümanist olmalıdır, görünüşte herkes demokrat hümanist filan. Gün boyu insanların anne babalarının insan hakları ihlal ediliyor bu normalleşmiş. Öğretmen tüm insanlara karşı gerçek bir sevgi saygı beslemelidir. Bu konuda sorunu olan varsa bu mesleği bırakmalıdır.
  2. Öğretmen bir şeyi öğretmez, öğrenmenin yolunu açar, çocuklara –gençlere hatta yetişkinlere öğrenme rehberliği yapan profesyoneldir.
  3. Liderdir, liderlik problemlere engellere çözüm bulma becerisidir, yol açma, cesaret verme misyonudur. Öğretmen “zoru” başarma “imkânsızı” deneme azmi oluşturur.
  4. Öğretmen pozitiftir, okul öğretmenlerinin (özellikle kamu okulunda) negatif, zayıf enerjili daima karamsarlık pompaladığını gözlüyorum bazen. Öğretmenlik/liderlik pozitiflik becerisine matuftur. Bu konuda başarılı olan çocuk-gençlere ilham verir, onların fark yaratmasına vesile olur.
  5. Öğretmen/lider, yenilikçidir, güncel pedagojik gelişmeleri takip eder, bunları hayata geçirir,
  6. Öğrencilerini tanır, onlara mutlaka ismi ile hitap eder, ama rolü liderlik öğretmenliktir. Arkadaşlık vb. rolleri üstlenmek doğru değildir.
  7. Lider/öğretmen ölçerek tartarak muhasebe ile ilerler. “ben anlattım” anlayışı ile yıllarını geçiremez, farklı teknikleri kullanarak sürekli ölçüm ve izleme yapar. Aksi halde, bilimsellik iddiası boş bir laf olarak kalır.
  8. Lider/öğretmen eşit davranır; Her öğrencisine fırsat eşitliği sağlamaya çaba harcar.
  9. Lider /öğretmen özel farklı birey duyarlığına sahiptir; okullarımızda özel eğitim kapsamında birçok çocuk var. Bu çocukların eğitim-öğretim ve öğrenme biçimleri farklıdır. Öğretmen bu bireylere karşı duyarlıdır, onların en üst düzeyde gelişmesi için çaba harcar.
  10. Lider/öğretmen yaratıcıdır; çocuk ve gençlerin daha iyi öğrenmesi için daima bir arayış içindedir, yeni materyaller, öğretim teknikleri üzerinde araştırma geliştirme yapar bunları uygular.
  11. Lider /öğretmen ölçme değerlendirmeyi iyi yapar. Pek çok öğretmen bu konuda yetersizdir. Ölçmenin genel ilkleri unutulmuş, sağdan soldan bulunan rastgele sınav kâğıtları öğrenicinin önüne konmaktadır. Bu durumda neyi, kim ne kadar öğrenmiş? Sorularına yanıt verilememektedir. Ölçme değerlendirmede başarılı olan öğretmen iyi bir liderdir, bu konuda kendini yenilemiş geliştirmiştir. İyi ölçme, doğru muhasebenin anahtarıdır.
  12. Lider/ öğretmen rehberlik anlayışına sahiptir; çocukların gençlerin gelişim özelliklerini bilir, risk faktörlerini bilir ve kariyer gelişimi konusunda rehberlik eder. Temel ekonomik göstergeleri, iş dünyasını, sektörleri yakında takip eder. Bu konularda öncülük ve rehberlik eder. Küçük bir not: “pozitif bir yaklaşım” ile,
  13. Lider/öğretmen kültürel kodları takip eder; iyi öğretmen kültürel gerçeklerin farkında olan bu durumu lehine dönüştüren kişidir.
  14. Lider/öğretmen toplumu tanır; iyi öğretmen okulunun çevresindeki toplumu, yapısını geleneklerini çok iyi tanır, öğrencilerinin evlerine misafir olur, esnaftan alış veriş yapar. Onlara tepeden bakmaz, onlara saygı duyar onları içten sever.
  15. Lider/öğretmen profesyoneldir; özellikle öğretmenlik mesleğinde gayr-ı profesyonellik daha fazla görünüyor. Bu durum çok sakıncalı, öğretmenler para kazanmak için bu işleri yapmaya aday olmuş kimselerdir. “Fedakarlık” söylemi, bakış açısı doğru değildir. Mesleğin ve işin doğal eylemlerini, sonuçlarını bu mesleğe giren kabul etmiş olmaktadır. Kimse onlara, buranın dikensiz gül bahçesi vaat ettiğini zannetmiyorum. Öğretmen her durumda profesyonellik ile yaklaşır öyle hareket eder.

Öğretmenlik mesleği değişmiş ve dönüşmüştür, eğitim liderliği şekline bürümüştür. Artık eski yol ve yöntemler eski anlayışlar ile öğretmenin ilerlemesi kaliteli sonuçlar elde etmesi mümkün değildir. Öğretmen öğrencilerinin yaşamında fark yaratabildiği ölçüde başarılıdır ve gerekli saygıyı görür.

Sağlıklı başarılı günler!

Girişimcilik

Eskilerin tabiri ile; “kendi işinin sahibi olmak”, olarak ifade edebiliriz. Girişimcilere ihtiyacımız var. Çağın gereği bazı ürün ve hizmetler talep azalması yaşarken bazı ürün ve hizmetlerde talep artışı doğmaktadır. Türkiye ekonomisinin girişimcilere ihtiyacı var. Çağımızın bazı faktörleri bunu kolaylaştırıyor aslında internet gibi.. sosyal medya gibi…Girişimcilik pek çok insanın hayalini kurduğu, pek azının denediği ve çok çok azının başarılı olduğu bir kariyer yolculuğudur. İnsan doğası, risk almaktan kaçınır, genellikle ;”kaybetmek en kötüsü” olarak değerlendirilir. Bir Atasözü şöyle der: Dimyata Pirince Giderken Evdeki Bulgurdan Olmak. Bu ve benzeri sözler girişimcileri, ailelerini daima korkutur. Sadece insan doğasının bir yönü ya da yaşanan olumsuz tecrübeler mi girişimcilerin önündeki engeller ?

Girişimciliği Zorlaştıran Faktörler

            Sosyo-ekonomik faktörler, girişimci adayı, içinde bulunduğu sosyo-ekonomik şartlar nedeniyle risk almada çekimser davranır. Ailesi, sık sık adaya garanti, düzenli geliri olan işleri salık verir. Girişim için gerekli sermaye yoktur ya da yetersizdir. Girişimcilere sermaye olabilecek fon ve kredi imkânları kısıtlıdır. Girişimci adayı, zayıf network ağına sahiptir bu durumda, kendine rehberlik edecek bilgi, deneyim ve çevre imkânlarına ulaşmaz. Girişimci adayının önündeki en büyük engel sosyo-ekonomik sınırlılıklardır.

            Girişimciliğe diğer engel ise, “ihtiyaç” teorisidir. Yani, ihtiyaçları karşılanan aday risk alma gerekliliği hissetmez. Genellikle orta-üst sınıfların çocukları bu duruma maruz kalır. Bu kesimde işsizlik de yüksektir, zira yeterli harçlık alan, bir dediği iki edilmeyen genç bütün vaktini cep telefonunda geçirir. Bu durumdaki bir kimsenin, işi, evlenmesi, askerliği vb. ekonomik ihtiyaçları ebeveynleri tarafından karşılanır. Dolayısıyla, çalışmasına, risk almasına, bir iş yeri açmasına gerek yoktur. Bir konferansta; anne-babalara, okuldan (üniversite) mezun gence harçlık vermemelerini salık verdim, bir hayli şaşırdılar. Hipotezim aynı: ihtiyaçlar karşılanıyorsa çalışmaya risk almaya karşı isteksizdir..

            Ülke kültürü, Türkiye’de girişimciler, müteahhitler kendi işini yapmaya çalışanlar aşağılanır. Bu kesimlerin kazandığı para “lekeli” kabul edilir. Bu bakış açısı, girişimci genci daha baştan bezdirir. Bu durum yeterli girişim, olmamasını, yeni iş kollarının doğmasını ve ekonomik gelişmeyi engeller. Bazı iş kollarına şüphe ile yaklaşılması da adayları yorar. Sanal oyun tasarlayacağını söyleyen bir genci kaç kişi, kaç öğretmen ciddiye alır destek olur. Okullarımızda girişimcilik dersi, kurs atölye programları yok gibi bir şeydir. Hayatları boyunca, eğitim vs. ile öğrenme deneyimi yaşamayan, bilmeyen hayal kurmayan birisi nasıl girişimci olabilir ?

Girişimci Adayları için Fırsatlar

            Girişimciler için her şey kötü değildir, hatta sürekli iyi gidiş gözlenmektedir. Fırsatlara bakalım.

            Bilişim dünyasındaki gelişmeler, dünya bir köy değil bir cep telefonu artık. Bu durumda girişim yapmayı, girişimin başarılı olma ihtimalini arttırıyor. Bir ofis, iş yeri, mağza vb. yer olmadan da ürün veya hizmeti tanıtabilirsiniz. İnternet ve sosyal medya bize bu imkânı sağlıyor. Girişimci adayların önündeki en önemli fırsat budur.

            Girişimci adaylara bakış değişiyor, gittiğim okullarda her sınıftan bir iki girişimci adayı çıkıyor, hedeflerindeki işi soruyor onlara cesaret dolu sözler söylüyorum. Ailelerinin de bu adaylara destek olduğunu görüyorum bunlar çok iyi gelişmeler. Okullarda seçmeli girişimcilik dersi var, kulüpler ve hatta ciddi projeler var. Bunlar çok önemli gelişmeler. Toplum artık girişimci adayına daha sıcak bakıyor.

            KOSGEP, İş-Kur gibi kurumlar girişimci gence eğitim,  hibe ve kredi gibi destekler sağlıyor. Bunlar da çok önemli gelişmeler ama yeterli değil, farklı fon ve krediler sağlamak gerekiyor. Risk kredileri, girişim ortaklıkları hatta gönüllü bağış sistemleri kurulmalıdır.

Son olarak girişimci adaylarına iş önerileri:

 1.        İş Önerileri

1.1.     Eve doktor servisi ,

1.2.     Otomobil vize işlemleri aracılığı,

1.3.     Özel kolej kurmak,

1.4.     Cep telefonu uygulaması programlamak,

1.5.     Yatırım danışmanlığı,

1.6.     Sanal ticaret

1.7.     Nadir bulunan ürün temini, ticareti,

1.8.     Ev mobilya yedek parçaları ticareti,

1.9.     Küçük paralarla yatırım: Viop, Forex gibi.

1.10.   Eğitim danışmanlık şirketi kurmak.

1.11.   Özel eğitim rehabilitasyon merkezi kurmak,

1.12.   Özel kütüphane kurmak,

1.13.   İş dünyası eğitim şirketi kurmak…

            Girişimci gençlerin sayısının artması dileğiyle !

Kariyer Planı ve Aile

Kariyer planında aile faktörü genellikle yok sayılır, bu durum kariyer yaşantısında önemli problemlere neden olur.  Bu duruma gelinmesinde; “ailelerin çocuklarını yanlış yönlendirdiği, ona uygun olmayan iş veya mesleklere yönlendirdikleri vb.” düşünceler etkili olmaktadır. Bütün bu yanlış inanış ve düşüncelere hiç de yaygın olmayan bir anı eklenir. “Bir öğrenci/genç vardı, tiyatro oyuncusu olmak isteniyordu. Ailesi (genellikle otoriter baba olur) mühendis ol diyordu….” şeklinde uzayıp giden bir anı anlatılır. Çoğunlukla bu söylence gerçek bile değil ya da çok abartılıdır. En önemlisi bu tür kariyer çatışmaları yaygın değildir. Şimdilerde de “çocuk youtuber olmak istiyordu ailesi, doktor olmasını tercih ettiler…”  gibi öyküler anlatılıyordur kim bilir ? Zamane eğitimcileri bu kez büyük ihtimalle ailenin yanında duruyorlardır, zira youtuber olmak onların da aklına yatmıyordur !

Aile ile kariyer planı yapan genç arasında nasıl bir ilişki var bunlara bakalım.

Birinci faktör: Aile’nin Sosyo-Ekonomik Durumu:

Kariyer planında, ailenin sosyo-ekonomik durumu çok kritik öneme sahiptir. Bazı meslekler mezun olunca bir iş imkânı sağlarken bazılarında mezuniyet ile iş bulma arsında bir süre (birkaç yıl) zaman geçmektedir. Yine bazı mesleklerde (kendi işini yapanlarda) bir büro kurmak dolayısıyla yatırım yapmak gerekmektedir. Bu süreçte ailenin gence ne kadar ve ne zamana kadar destek (ekonomik) olabileceği önemlidir. Erkek adayların askerlik süresini de dikkate almasında fayda vardır. Bütün bu zaman zarfında ailenin çiçeği burnunda gence destek olabilme durumu iyi etüt edilerek kariyer planı yapılmalıdır. “Kervan yolda düzülür anlayışı” olumsuz sonuçlar doğurmaktadır.

İkinci Faktör: Aile Kariyer Soyağacı:

Kariyer planlama ile ilgili bir çalışma yürüttüm, çalışmanın bir bölümünde çocuk ve gençlere aile kariyer soyağacını yapmalarını istedim. Bu çalışmada büyük anne ve dedelerden başlayarak, anne baba, kardeşlerin; yetenek, ilgi, değer ve kişilik özelliklerini ilgili forma yazmalarını istedim. Son olarak da ailenin ve kendilerinin ortak yetenek, ilgi, değer ve kişilik özelliklerini tespit ederek kayıt edilmesini sağladık. Çalışmada gördüm ki; değil büyük anne, kendi anne babalarının eğitim durumu, yaptığı iş, yetenekleri gibi özelliklerini yazmakta çok zorlandılar. Çalışmaya katılan çocuk ve gençler ailelerini tanımıyordu, ailelerin de çocukları ile bu konuları çok az paylaştığı, kariyer planı üzerinde sadece öğüt verdiklerini gözledim. Çalışmanın bu bölümü genellikle yarım kaldı. Bütün bunlara rağmen çok önemli bir sonuç ortaya çıktı. Aile ile çocuk veya gencin kariyer profilinde birçok ortak nokta vardı. Genetik olarak çocukların ailede bulunan yetenek ve ilgileri üzerinde taşımaması söz konusu olamaz.  Değerler de durum farklı olmakla birlikte aile ile çocuğun önemsediği değerlerde de uyuşum yüksek düzeydedir. Evimize gelen marangoz ustasının yaşantısı iyi bir örnek.

 İnternetten aldığımız tv sehpasının kurulumu için bir arayışa girdik. İnternet üzerinden bu işleri yapan Sefa ustaya ulaştık. Sözleştiğimiz günde geldi işi gayet hızlı ve temiz olarak bitirdi. Bu arada ona işi, mesleği  ile ilgili sorular sordum. Babasının da marangoz olduğunu, lisede okurken haftasonları onu iş yerinde çalıştırdığını, bu durumun onu çok kızdırdığını ve o günlerde “ben bu işi yapmam” diye düşündüğünü ve en nihayetinde 2010 yılında Belçika’ya gittiğini söyledi. Belçika’da önce bir pizzacıda, sonra bir restoranda ve giyim mağazasında çalıştığını ama hiçbirisinde de başarılı olamadığını en sonunda bir mobilyacıda çalışırken patronunun ona: “bu iş sana en uygun iş, yeteneğin bu işte” dediğini ve Türkiye’ye dönerek tekrar babası ile birlikte marangozluk yapmaya başladığını anlattı. Benim için hiç de şaşırtıcı olmayan bu kariyer anısı bizim teorimizi destekliyor. Çocuklar aileden yetenek, ilgi ve kişilik özelliklerini alır ve belli ölçüde bunlar ön plana çıkar. Değerlerde ise, ailenin çocuğun değerler listesinin oluşmasında etkisi vardır. Aile ile çocuk kariyer yaşantısı için bir çatışma değil uyuşum vardır. Bu uyumu fark etmek aileleri de rahatlatmakta, kendileri ve çocukları için yeni bakış açıları ve fırsatlar yaratılmaktadır.

Ez cümle, kariyer planında aileyi dışarda kalmamalı, bütün etkileriyle uyum içinde kariyer planı yapılmalıdır, bu mümkündür ve gereklidir.

Sağlık ve başarı dilerim !!!

WordPress.com ile Oluşturulan Web Sitesi.

Yukarı ↑