Türkiye Yüzyılı Maarif Modelini Anlamak

Türkiye Yüzyılı Maarif Modelini Anlamak

            Tam olarak anlaşılmayan bir şeyin sevilmesi, kabul edilmesi daha da önemlisi uygulanması mümkün değildir. 2024 Mart ayında yayınlanan kısa adı TYMM olan yeni müfredatın özün özü diyebileceğim bir tanıtımını yapmak istiyorum.

Müfredat Programı GENEL metin ve her dersin yeni veya uyarlanmış programdan oluşuyor. Program genel metinden yola çıkarak daha sistematik bir bilgi ve anlayış oluşmasına yardımcı olmak istiyorum. TYMM üç sütun üzerinde yükselmektedir.

Felsefesi: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, eğitimi yalnızca akademik bir süreç olarak değil, insanı merkeze alan bir gelişim yolculuğu olarak ele almaktadır. Modelin merkezinde “iyi insan” yetiştirme hedefi yer alır. Bu bağlamda bireyin aklî, ahlaki, estetik ve duygusal yönlerinin dengeli biçimde geliştirilmesi amaçlanmaktadır.

Metin Kutusu: 1-İnsan modeli                                      2- Öğretim Modeli             3.Ölçme ve Değerlendirme             TYMM’in Dayandığı 3 Sütun  

          

                                                     

  1. Yetkin ve Erdemli İnsan; Müfredatın temel hedefi budur. Model, temelde 10 insan profili ideali belirleyerek insan yetiştirme hedefini ortaya koymuştur. Bireyler bir yandan 21. Yüzyıl yekinkileri ile donatılırken bir yandan da erdemlerin kazanıldığı ruhsal ve bedensel zenginlikleri sağlamayı amaç edinmiştir. Programın Temel Sütunu;  Yetkin ve Erdemli İnsandır. Modeldeki diğerleri esas hedefe ulaşmak için kullanılacak olan anlayış, yol ve yöntemleri ifade etmektedir. Eğitim profesyonelleri daima birinci ve ana hedefe odaklı bir çalışma disiplini geliştirmeleri gerekmektedir.
  2. Öğretim Modeli: Programın 2. Ayağı ise eğitim-öğretim yaklaşımı ile ilgilidir. Modelin başarıya ulaşmasında çok önemli araç ve yöntemleri içermektedir. Model bu kapsamada:
  3. Temel kabuller,
  4. Ön değerlendirme süreci,
  5. Köprü kurma
  6. Öğrenme-öğretme uygulamaları
  7. Farklılaştırma ile öğretim sürecinin çerçevesi çizilmiştir.

Öğretim anlayışı, öğretim yöntem ve teknikleri; Erdemli ve Yetkin insan yetiştirme gayesi ile yakından ilişkilidir. Bu anlayış ile öğretim faaliyetleri düzenlenmelidir. Eski usul öğretmenin etkin, öğrencinin edilgen olduğu bir yapıyla öğretim yapılamaz. TYMM’inde bilge, ruh ve bedence sağlıklı erdemli bireyler yetiştirmek için, yaparak yaşayarak, çok ortamlı öğretim alanlarıyla önceki bilgileri, yeni bilgilere ulaşmak için köprü yaparak zengin ve coşkulu bir öğretim habitatı oluşturmak durumundayız.

  • Ölçme ve Değerlendirme: “Ölçme ve değerlendirme hem öğretimin bir parçası hem de öğretimi tamamlayan bir süreçtir. Bir öğretim programı uygulanırken uygulamanın her adımında öğrencinin gelişiminin incelenmesi, öğrenme-öğretme sürecinin öğrenme çıktılarına ulaşılıp ulaşılmadığının izlenmesi gerekir” (MEB, 2024: 59). Ölçme ve Değerlendirme ilkleri:
  • Süreç odaklı ölçme ve değerlendirme,
  • Beceri odaklı ölçme ve değerlendirme,
  • Sık aralıklı ölçme,
  • Farklılaştırmalı ölçme ve değerlendirme
  • Bireyselleştirilmiş ölçme,
  • Dijital teknolojiyi ölçmede kullanma.

Maarif Model, ölçme değerlendirmeyi modelin bir parçası olarak değerlendirmektedir. Ölçme ve değerlendirme öğretimin önemli bir ayağıdır. Sık aralıklı, amaca uygun, beceri kazanımı odaklı, süreçleri ölçen, bireyselleştirilmiş ölçmeyi de kapsayan bir ölçme değerlendirme anlayışına everilmek gerekiyor.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli 21. Yapay zekâlı yüzyılda bir lüks değil zorunluluktur. Yetkin erdemlerle donanmış çocuklara, gençlere ihtiyacımız var. Modelin evi okullarımız, modellin ebeveynleri okul yöneticileri ve modelin yetin ustaları öğretmenlerimizdir. Bakanlık uzmanları, il, ilçe eğitim yöneticileri, okul müdürleri, müdür yardımcıları modelin hayat bulması için liderlik ve denetim yapmaları birincil iştir. Öğretmenlerin süreçteki kritik rollerini binlerce kelimeyle de anlatamayız! Öğretmenler, genel metin ve dersinin programını çok iyi inceleyerek yola çıkmalı ve çok çalışarak çocuklarımızın ve gençlerimizin hayatlarında fark yaratmaları gerekmektedir.

Not 1: Kitaplar ve kitap içindeki etkinlikler öğretimde araçtır. Öğretmenler öğretim çıktısına sadık kalmak koşuluyla, etkinliklerde, faaliyetlerde değişiklik, yenilik veya farklı bir aracı kullanabilirler.

KAYNAKLAR

Millî Eğitim Bakanlığı (2024). Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Genel Metni. Ankara: MEB Yayınları.

Yeni Müfredatın Esasları

Milli Eğitim Bakanlığı, Milli Eğitim müfredatını değiştirmek için düğmeye bastı. Ben değişikliğe olumlu bakanlardanım. Çünkü insanlık tarihinin bilim ve iletişimin en hızlı yayıldığı ve değiştiği günlerdeyiz. Bu süreçte sabit kalmış bir müfredat söz konusu olamaz. Bu değişiklik adımını desteklemek ile birlikte bazı kaygılarımı ve yeni müfredatın ilkelerini okuyucunun dikkatine sunmak isterim.

Müfredat Nedir?

TDK Sözlüğünde: “1. isim,: eğitim  öğretim programı:2. isim, Bir bütünü oluşturan bireyler, ayrıntılar.” Şeklinde tanımlanmış. Eğitim sisteminde müfredat: temel eğitim ve ortaöğretim kademeleri, okul türleri ve alan/dallara göre ders programı olarak kullanılmaktadır. Genellikle bu program 3 bölümden müteşekkildir. 1. Bölüm: Zorunlu dersler (sınıf düzeyleri, haftalık ders saati) ile şekillenir. 2. Bölüm: Seçmeli dersler 3. Bölüm: Serbest Zaman veya Rehberlik programlarından oluşur. Müfredatın çoğunluğu 1. Bölüm yani zorunlu/ortak derslerden oluşur. Seçmeli derslerin ağırlığı maalesef çok azdır.

            Müfredat kutsal bir metin filan değildir, ihtiyaç halinde güncelleme yapılır. Güncelleme yapılmazsa ne olur ? çağın gerisinde kalırız. Okul sistemi çıktıları dünya ile rekabet edemez.

Ders Meselesi

            Ne zaman kamuoyunda infial yaratan bir olay meydana gelse (kadına yönelik şiddet, bilişim araçlarını kötüye kullanma, şiddet, zorbalık vb.) hemen okullarda okutulmak üzere bir ders konulması gündeme geliyor. Son dönemde bu çerçevede: “ Hukuk ve Adalet, Ahlak ve Yurttaşlık Eğitimi, Görgü Kuralları ve Nezaket vb.” dersler temel eğitim müfredatına konuldu. Bir konu/problem ders olarak müfredat olması derde deva olacağı anlamına gelmez. Bunun nedenleri ise 1. Ders öğretim programında yer alan tutum, beceri, yetkinlik davranış ve alışkanlıklar ilgili dersle öğretilemez. Bu genel bir kültür ve birikim meselesidir. 2. Ders formel yapısı nedeni ile daha çok direnç oluşturur. Yani başlanan yerin gerisine düşme olasılığı vardır. 3. Sınav yapılır, bu da genellikle ölçme ilkelerine uymayan formalite sınavı olur. Böylece dersin gerçek anlamda öğrenilip öğrenilmediği tespit edilemez. 4. Dersi “hakkıyla” verecek öğretmen bulunmaz. 5. Ders öğretimini zenginleştirecek içerikler yoksa ki genellikle yoktur. Ders, öğretilemez. 6. Ders gerçekten istekli gönüllü öğrenciler tarafından seçilmeden öğretim yapılmaya yeltenirler, sonuç hüsran olur.

            Bütün bu gerekçeler, müfredata yeni ders konulmasında konusunda daha ihtiyatlı davranmamızı gerektiriyor. Bazı konular diğer derslerin içinde yer alabilir.  Ya da ilgili konular genel bir okul politikası, proje, eylem planı özel bir okul programı şeklinde yapılabilir. Bu şekilde yeni kazanımlar, davranışlar, yetkinlikler edinen öğrenciler için ek sertifikalar düzenlenebilir.

Yeni Müfredatın İlkeleri

Azaltmak

            Yeni müfredatta zorunlu derslerin, ortak derslerin azaltılması gerekiyor. Aynı şekilde ders içeriklerinde ünite, tema, konu ve kazanımların da azaltılması gerekiyor. Uygun sayıda kazanımı öğretelim ve tam öğretelim.

Arttırmak

            Yeni müfredatta; seçmeli derslerin sayısını ve seçmeli derslerin müfredat içindeki ağırlığını arttırmalıyız. Seçmeli dersler, özellikle 10. sınıftan itibaren müfredat içinde %50’yi aşan bir artışa gelmesi gereklidir. Seçmeli derslerin seçim süreçlerini zaman aralığı olarak arttırmak çok yerinde olacaktır.

Çeşitlendirmek

            Bilgi yüzyılındaki bireyi okullarda iyi yetiştirmek, gerekli beceri ve yetkinliklerle donatmak zorundayız. Bu durumda, yetkinlik geliştirici derslerin müfredatta yer alması elzemdir. Örnek: Yaratıcılık, Problem Çözme, Girişimcilik, Sistem Kurma, Şirket Kurma, Reklam ve Tanıtım gibi derslerin yeni müfredatta yer alması gerekiyor. Merdiven grubu dersler, zincir dersleri yeni müfredatta yer almalıdır.

            Yeni müfredat ülkemiz eğitim sistemi için gereklidir. Tüm dünyanın hızla değiştiği bir süreçte eğitim sistemin omurgası olan müfredatın sabit kalması söz konusu olamaz. Yeni müfredatımız ile 21.yüzyılın bilgi, beceri ve yetkinliklerini kazandırmak durumundayız. Aksi halde rekabet gücümüz her geçen gün zayıflar.

WordPress.com ile Oluşturulan Web Sitesi.

Yukarı ↑