Uzaktan Eğitimde ‘Öğrenme’ Rehberliği

Salgın nedeniyle bir süre daha eğitim öğretim faaliyeti uzaktan eğitim yolu ile gerçekleşecek. Bu süreçte, öğretmenlerin ‘öğretim’ çıktısına odaklanması, sanal eğitimde en üst düzeyde öğrenmenin gerçekleşmesiiçin bir dizi öğrenme rehberlik hizmeti sunmalarını beklemeliyiz.

              Malum şartlardan dolayı milyonlarca öğrenci yüz yüze eğitimden, öğrenmeden mahrum olarak okul yaşantılarını sürdürüyor. Bunun ne kadar süreceği de henüz tam olarak bilinmiyor. Kamuoyuna göre, Ocak, 2021’e değin durum böyle devam edecek. Bu süreçte bir çok öğrenci yeni okulu, yeni dersleri ve yeni öğretmenleriyle tanışmadı. Her şey bir bilinmezlik perdesi altında adeta… öğretmenlere bu süreçte çok önemli bir görev düşüyor. ‘Öğrenme rehberliği yapma görevi’.

              Ülkemizde uyum, tanışma vs. genellikle üstünkörü yapılır. Bazı öğretmenler adını bile söylemeden derse başlar ki bu çok yanlıştır. İyi organize edilmiş, yapılandırılmış bir tanışma etkinliği, not alınarak ciddi biçimde yapılmalıdır. Asıl iş bundan sonra başlar, ders öğretmeni, dersi ile ilgili en ez 2 ders saatini bulacak bir rehberlik çalışması yapması gerekir. Burada kast edilen bireysel uyum ile ilgili bir rehberlik değildir. Doğrudan ders ile ilgilidir. İzlenecek yolu şöyle sıralayabilirim.

  1. Dersin adı, hafta kaç ders olduğu, 4 yıl boyunca toplam kaç ders olarak planlandığı ve dersle ilgili seçmeli derslerin adları öğrencilere anlatılmalıdır.
  2. Dersin daha önce öğrencilerin aldıkları hangi ders/derslere benzediği izah edilmelidir.
  3. Dersle ilgili tüm öğrencilerin duygu ve düşünceleri kısaca alınmalıdır, bu bazen yazılı da yapılabilir. Bu mülakat sırasında öğretmen not almalıdır. Örnek: Fatih: ‘ Fizik dersi için endişeli, ortaokul fen bilimleri ortalaması 80 ile mezun’ gibi notlar bunlar öğretmen için çok değerli bilgilerdir.
  4. Öğrencilere bu dersle ilgili ‘duydukları öğrendikleri’ sorulmalıdır, okulların sanal dünyada, kantinde vs. bir dedikodu kazanı kaynayıp gitmektedir, gençler de öğretmenlerden ziyade kendi yaş grubuna inanma eğilimindedir. Bu durumda ders öğretmeni, okul meydanında dersi ile ilgili ön kabulleri öğrenmesi ve bunlara inanların sayısını azaltarak işe başlaması gerekir. Aksi halde, 1-0 geride başlar öğretime…
  5. Ders materyallerinin tanıtımı, ilk tanıtım ders kitabıdır. Kitap öğrencilerle birlikte incelenmeli, ünite sayısı, her ünitenin alt konuları ve diğer içerikler: etkinlik deney vs. tanıtılmalıdır.
  6.  Ders planı tanıtımı, bu bilgi sanki bir sır gibi hiç paylaşılmaz, öğretmen ders planını basit bir tablo ile öğrencilere göstermelidir.
  7. Ders işleme biçimi, bu konuda da rehberlik yapılması elzemdir. Dersin öğretiminde kullanılacak yöntem ve teknikler öğrencilere anlatılmalı hatta onların da önerileri dikkate alınarak bir tarz belirlenip ilan edilmelidir.
  8. Dersin çalışılması ödevler, dersin nasıl tekrar edileceği, ödevlerin zamanı, içeriği, teslim zamanı gibi konularda rehberlik yapılması gerekmektedir.
  9. Ölçme değerlendirme, eski filmlerde ‘çıkarın bakayım kağıtları yazılı yoklama yapacağım’ derdi öğretmen. Bu günler mazide kalmakla beraber bu konuda da yeterli bir rehberlik göremiyoruz. Öğretmen notları nasıl vereceğini, yazılı sınav sayısını, zamanını ve sınavların içeriğine ilişkin doğru ve tam bilgililer vermelidir.
  10. Yardımcı kaynaklar, öğretmenler dersi ile ilgili yardımcı kitap listesi yapmalı ve öğrencilerine bu liseyi vermelidir. Ayrıca, yardımcı internet sitesi, online uygulamalar vb. kaynaklar konusunda ayrıntılı bir rehberlik yapılmalıdır.
  11. Hazır bulunuşluk, çoğu sayısal ders öğretmeni ‘merhaba iyi dersler’ der ve tahtaya yazmaya başlar. Oysa öğrenmede hazır bulunuşluk düzeyi çok önemlidir. Öğretmen öğrencileri için son yılın ders kazanımlarını kapsayan en az 50 soruluk bir ölçme yapmadan dersini öğretmeye başlamamalıdır. Bu yol, genellikle zaman kaybı olarak görülür. Böylece, öğrenmeden öğretme için zaman ve enerji harcanır.
  12. Çok yönlü rehberlik, ders öğretmeni öğrencilerinin fiziksel, bilişsel ve sosyal gelişimi ile de ilgilenmeli bu konularda yardım merkezleri, uzmanların kim olduğu vs. ile ilgili rehberlik hizmeti yapmalıdır.

Yukarıda sıralamaya çalıştığımız adımların yerine getirilmesi için iki ders saati az bile görünmektedir. Uzaktan eğitim döneminde bir zaman dilimi ayrılarak bu çalışma yapılabilinir. Konu ayrıntıları e posta yoluyla veli ve öğrencilere gönderilmesi yararlı olacaktır. Amaç bellidir, en üst düzeyde nicel ve nitel öğrenmenin gerçekleşmesi asıl amacımız budur…

Öğrenme, öğretme insanla ilgili, yaşa, gelişim dönemine, hatta gün içindeki fiziksel (yorgunluk, açlık, uykusuzluk vb.) duygusal değişimlerle de ilgili karmaşık bir süreçtir. Bu süreç de öğrencinin durumu kadar öğretmenin yaşamındaki gelişmeler de etkili olmaktadır. Yüz yüze eğitimde deneyimli bir öğretmen sınıftaki öğrenmeye engel yaşantıları fark eder. Oysa uzaktan eğitimde bu çok daha zordur. İster yüz yüze ister uzaktan olsun ders öğrenme rehberliği mutlaka yapılmalıdır. Öğretmenler, sosyal medya hesaplarını bu dönemde daha öğrenci merkezli kullanmalı, en üst düzey öğrenme için ekstra çaba sar etmelidir. Son olarak bu ders öğrenme rehberliği bilgileri bir broşür olarak öğrencilere verilmelidir.

Sağlık ve başarı dilekleriyle !!!

Her Kuşak Kendi Bacağından Asılır

Z Kuşağı Üzerine

Son günlerin moda konusu Z kuşağı, özellikle siyasetçiler, siyasal taraf olmuş bazı gazeteciler ve entelektüeller Z kuşağı hakkında bol bol ahkâm kesiyor. Bununla yetinmiyor kendi zihinlerindeki insan profilini bu kuşağa atfederek tabir yerindeyse onlara gaz veriyorlar. Bundan dolayı,  20 yılını gençlerle çocuklarla çalışmış onlara rehberlik etmeye çalışan biri olarak özel de Z kuşağına genelde de tüm gençlere ve onların ailelerine birkaç kelam etmeyi hak görüyorum.

Z kuşağını ne kadar tanıyoruz?

Bu soru şöyle de sorulabilir: Çocuğumu, ders anlattığım öğrencimi, yönettiğim grubu ne kadar tanıyorum. Gözlemlerim alandaki yetersiz akademik araştırmalar z kuşağı grubunun yeterince tanınmadığını gösteriyor. İlk olarak Z kuşağı 2000’lerden sonra doğan çocukların işinde bulunduğu kuşak olarak ifade ediliyor. Hemen ekleyeyim, Z kuşağı, yarı insan yarı robot bir varlık, ya da bir çeşit android değil, sizin bizim gibi insan…. Bu durumda Z kuşağının diğer kuşaklara mensup insanlarla pek çok ortak noktaları var. Onların da açlık, tokluk hisleri var, çalışmak üretmek sevmek sevilmek istiyorlar.

            Z kuşağının tipik özellikleri neler?

  • Türkiye’de 2000 ‘den sonra doğanlar “z kuşağı” olarak adlandırılmaktadır.
  • Bu kuşak hiç internetsiz bir yaşam sürmemiştir.
  • Sürekli sanal dünya ile bağlantı halindedirler.
  • İletişimde, semboller, emojiler ve çeşitli işretler kullanılmaktadır.
  • El, göz kulak zihin kombinasyonu en yüksek seviyededir.
  • Yalnız yaşama,
  • Kuşağın dikkat süresi daha kısa,
  • İşbirlikçi
  • Yaratıcı,
  • Teknolojinin içinde doğan,

Z Kuşağının Olumsuz Yönleri

  • Ben merkezci olmaları,
  • Sürekli yükselmek isteği,
  • Standart işlerde zorlanma,
  • Aceleci ve sabırsızlıktır.

Z Kuşağı Ne Yapmalı !

Bu satırlarım tamamen gençlere yönelik. İlk kural size gerçek anlamda ve karşılıksız sadece aileniz sever ve destek olur, siyasi partiler, efendim çeşitli örgütlerin sizin üzerinizden hadefleri vardır. Günün birinde başınız hukuk ile belaya girerse yanınızda sadece aileniz olur.

Çalışmadan başarı elde etmek filmlerde bile olmaz.

Tüm insanlara eşit verilen tek şey zamandır.

Zamanını hedefleri doğrultusunda değerlendiren başarıyı yakalar.

Sanal dünya gerçek dünyanın çeyreği bile değildir,

Sizden bir şey isteyenlere, gaz verenlere hep şüpheyle bakın!

Kendinizi geliştirin, yabancı dil öğrenin, fırsat varsa bir işte gönüllü çalışın,

Anne-babanızın aile geçimini nasıl sağladığına bakın, faturalar ne kadar geliyor? Haftada kaç gün kaç saat çalışıyorlar? Faturalar nasıl ödeniyor? cep telefonlarınız nasıl alınıyor? Ödemesi ne kadar sürüyor? Eşyalarınızın (ayakkabı, çanta, pantolon vs.) ortalama ömrü kaç ay? Ve daha bir çok şey …

Hayat sonsuz seçenekler sunar biz sizin seçimleriniz neler ?

Seçenekler arasında karar vererek hayatınıza karar verirsiniz

Büyüklerin tecrübelerinden yararlanın, hayatta şekiller değişir ama içerik genelde aynıdır.

Bazı durumlarda anne-babanızla birlikte karar verin,

Sanal dünyada olup bitenlere şüpheyle yaklaşın,

Boş ve size faydası olmayan şeylere vakit harcamayın,

Sanal dünyayı yönetin, sanal dünya  sizi yönetmesin.

Z Kuşağı Anne-Babaları Ne Yapmalı?

Z Kuşağının ebeynlikleri daha zorlu bunu kabul etmek gerekli zira dünya dolayısıyla tüm tehlikeler, riskler küçücük bir kutunun içinde. Onu bu tehlikelerden korumak çok zor. Onlara (bu satırların yazarı da bir Z kuşağı çocuğa sahip) bazı öneriler sunabilirim.

  • Çocuğunuza yapacağınız en önemli yardım gerçek dünya ile tanıştırmak,
  • Model olun, elinizde cep telefonu bütün gün dedikodu takip ediyorsanız çocuğunuza öğüt verme hakkınız yok.
  • Onlarla pazara, markete gidin,
  • Sahip olmak istediklerinin parasının en az yarısını tasarruf etmelerini sağlayın.
  • Uygun ortam varsa bir iş yerinde gönüllü çalıştırın,
  • 18 yaşından önce sosyal ağlara üye olmasına izin vermeyin.
  • Birlikte belli zamanlarda sosyal ağ hesaplarınızı dondurun (okul zamanı) gibi.
  • Birlikte kitap okuyun, santranç oynayın.
  • Aile için sosyal ağ kurun,
  • Haftanın bir günü tüm telefonlar kapalı aile zamanı yapın, (restoran cafe veya ev ).
  • Çocuğunuzun çabasını destekleyin, sonuç zaten er ya da geç olacaktır.
  • Çocuğunuzu karşılıksız ve samimi sadece siz sever ve destek olursunuz, bunun dışındakilerin çocuğunuz üzerinden bir ajandası vardır sakın unutmayın.

Z Kuşağı tartışmalarında öğretmenlerin, okullarımızın da gündeminde olmalı, eğitimciler değişen çocuk, genç ve kuşakların özelliklerini takip etmesi, öğretim, eğitim stratejilerini bu yeni duruma göre güncellemeleri çok yerinde olacaktır.

Z Kuşağı, homojen bir kitle değildir. Grubun içinde, farklı sosyolojik gruplar, farklı değerlere sahip aileler yer almaktadır. Bu yapıdan yekpare tepkiler beklemek gerçekçi değildir. Z kuşağının girişimci, sanal iletişimi çok iyi bilen dinamik yapısını iyi kullanan ülkeler bir adım öne çıkacaktır. Bu grubu, 68’liler gibi harcamak kayıp nesil oluşturmak isteyenler de vardır. Bu gruba farklı siyasi akımlar birbirinden farklı misyonlar yüklemektedir. Ama günün sonunda ‘her kuşak kendi bacağından asılır’ ve kendi kaderiyle baş başa kalır. Umutmayın!

            Sağlıklı başarılı günler !

Uzaktan Eğitimin Kalitesi İçin

Covid-19 salgını nedeniyle bir süredir uzaktan eğitim uygulaması yapılmakta. Uzaktan eğitime Türkiye yabancı değil aslında uzun yıllaradır açık öğretim okulları bu sistem ile devam etmektedir. İçinde bulunduğumuz durumda uzaktan eğitimde 3 temel uygulama göze çarpmaktadır. Birinci en yaygın uygulama veli ve öğrencilerden oluşan WhatsApp grupları üzerinden ödev göndermek ve gelen yanıtları incelemek şeklinde olan uygulamadır. İkinci uygulama, Youtube ve benzeri video uygulamaları üzerinden kayıt yapıp öğrencilerin diledikleri zamanda bu ders içeriğine ulaşması şeklindedir. Üçüncü uygulama eba ve benzeri platformlar üzerinden canlı ders işlenmesidir. Canlı ders, diğerlerine göre daha etkilidir, bu yolla öğretmen öğrenci etkileşimi sağlanmış olmaktadır. Öğrenciler zihinlerini meşgul eden soruları sorabilmekte, günlük zaman yönetimi daha gerçekçi olarak planlanabilmektedir. Bu yeni süreçte canlı ders yapan öğretmenlerimize önerilerimiz olacaktır.

Öğretmenlere Öneriler:

Dersten Önce

  • Dersin gün ve saatini en az bir hafta önceden planlayın.
  • Planlamada günün en verimli saatlerini (10.00-12.00 ve 14.00-16.00) tercih edin.
  • Ders zamanını öğrencilere bildirin.
  • Ön hazırlık yapın,
  • Canlı ders ile ilgili materyallerin bilgisayarınızda hazır olmasını sağlayın,
  • Küçük bir prova yapın.
  • Ders zamanını bir gün ve bir saat öncesinde bir kez daha öğrencilere hatırlatın,
  • Canlı ders sunumunu sessiz bir odada, masa başında olacak şekilde hazırlayın,

Ders Sırasında

  • Yoklama yapın, öğrencilerin hatırını sorun.
  • Dersteki konu ve kazanımları kısaca açıklayın,
  • Derste, sözel anlatımı görsel etkinliklerle destekleyin.
  • Kritik bilgileri tekrarlayın.
  • Öğrencilerin not almasını sağlayın,
  • 30 dakika sonra 5 dakikalık bir ara verin, bu arada bir müzik parçası, bir fıkra vs. olabilir.
  • Soru yanıt yöntemini kullanın,

Dersten Sonra

  • Ödev verin,
  • Katılanlara teşekkür ederek dersi bitirin,

Ne diyelim; ‘iyi dersler öğretmenim’ !!

WordPress.com ile Oluşturulan Web Sitesi.

Yukarı ↑