Eğitimde Teori ve Pratik Tartışmaları Üzerine

Eğitim sektöründe sonu gelemeyen bir tartışma var. Pratik ve teorik alan tartışması. Öğretmenlerin önemli bir kısmı teorik bilimi, genel ilklere yönelik eleştiri halindedirler sürekli. Akademi dünyası da bilimsel gelişmelerin teorik bilgilerin de öğretmenler tarafından yeterince izlenmediğini, okunmadığını ve uygulamaya dönüşmediğinden şikayet ederler. Her iki tarafın haklı gerekçeleri vardır, ben teoriye çok önem veren bir eğitimci olarak bir gözümüzün teoride, kitaplarda makalelerde olması gerektiğine inanıyorum. Teorinin önemini bir askerlik anım ile ifade etmek isterim.

            Yıl 2000 Nisan ayı. İstanbul’da bir usta birliğinde 42 üniversite mezunu kısa dönem (8 ay) askerlik görevi için toplandık. Birkaç gün aylak aylak gezindikten sonra bize kamuflaj ve yaklaşık (tam ağırlığını bilmiyorum) 4 kg olan G-3 piyade tüfeği verdiler. Birkaç gün bu tüfekle koştuk filan sonra bize; “atış yapacaksınız bu günden itibaren çalışacağız” dediler. Bu arada köyde doğup büyümeme rağmen hiç silah tüfek filan kullanmadığım için oldukça kaygılıyım… ama başa gelen çekilir askerlik dünyasında, kaçış yoları yoktur. 42 kişilik takımda meğer ne avcılar, ne atıcılar varmış herkes atıp tutuyor. Bu arada elimizde G-3 piyade tüfeği ile atış antrenmanlarına başladık. Başımızda çavuşlar var bir şeyler yaptırıyorlar ama teorik bilgi eksik. Benim her gün kaygı düzeyim artıyor atış günü gelip çatacak ben ne yapacağım ?? Bu arada bizlere dağıtılan cebe sığan bir kitapçık var ve içinde atış ve isabet ile ilgili çok değerli bilgiler var. Eski alışkanlık bu kitapçığın tamamını birkaç kez okudum. Neyse günler günleri kovaladı ve atış günü gelip çattı.  25 metre atışı yapılacak. Normalde boyum kısa olduğu için arkadayım bize atış yaptıracak komutan ilk kez bizimle ilgileniyor atıştan önce uzun mesafe hızlı koşu ve yat-kalk eğitimi yaptırdı ve sırayı ters çevirdi en öndeyim…Atış ve isabet ile ilgili en önemli bilgiyi gayet net hatırlıyorum. “Nefes kontrolü” ama en öndeyim hepimiz nefes nefese kaldık. İlk sıra atışta, ben de oradayım… yanınızda bir kişi daha var boş kovan için kepini tutuyor amaç kovan kaybolmasın. Bu arkadaşım kepini çok göz hizasında tutunca ilk atış karavana… Ayrıca, miyop olduğum için gözlüğüm var bu da işimi biraz daha zorlaştırıyor. İkinci ve üçüncü atış tam isabet… neyse kazasız belasız atlattık derin nefes aldım oh… Tam bu vartayı da atlattık diyordum ki bir hafta sonra yine atış alanındayız başımızda yüzbaşı var. Bu kez hedef 100 metre ve ilk gruptayım, daha sakinim ve teoriyi çok iyi biliyorum. Üç atış yaptım, atıştan sonra komutan ile beraber hedefe gidip bakıyoruz komutan işaret koyuyor. Komutan üç merminin neredeyse mükemmel isabet oranı ile hedefte olduğunu görünce şunu söyledi. “ Daha önce atış tecrüben var mı? yok dedim. Ekledi eğer kısa dönem olmasaydın seni özel time alırdık” göğsüm kabardı kendimi çok iyi hissetim. Daha önce ne kadar avcı olduklarını anlatan arkadaşlar ne mi yaptı?  Birçoğu karavana… Teorik bilgi benim başarılı olmamı sağladı…

            Kıssadan hisse, hemen hemen tüm disiplinlerde teorik bilgi çok önemlidir, teorik bilgi sayesinde iş başarım oranı artar. Eğitim dünyasında öğretmenler teorik gelişime çok önem vermezler bu da dersini öğretim başarısını düşürür, neredeyse 30 yıldır aynı biçimde ders anlatan öğretmenlerin olduğunu biliyoruz. Bu öğretmenlerin ses tonu bile hemen hemen hiç değişmez. Bunun yanında yeni teorik bilgilere hâkim olan öğretmenler de vardır. Buradaki sorun öğretmenin teorik becerisini uygulamaya yani pratiğe dökmedeki çekingenliğidir. “Sınıfı kontrol edemem, karmaşa çıkar vb.” kaygılarla öğretmen etkisiz yöntemleri uygulamaya devam eder. Haksız da sayılmaz, birkaç deneme ile teorik yenilikler sınıfa rahatlıkla aktarılabilir. Akademi dünyamız, teorik bilginin alandaki sonuçlarını daha sıkı gözlemelidir, eğitim fakülteleri deneyimli öğretmenleri anfilere, sınıflara davet etmeli sahayı görmelidir. Akademi, okullara, sınıflara daha sık ve daha dikkatli bakmalıdır. Son olarak güçlü bir öğretmen teorik beceri için bazı öneriler sunmak isterim.

  1. Kendi alanındaki teoriye çok iyi hâkim olunmalı, sürekli okunmalıdır.
  2. Öğrenme-öğretme ilkeleri çok iyi bilinmelidir,
  3. Ders öğretim yöntem ve teknikleri yakından takip edilmeli yeni yöntemlerin en az birisi uygulanmalıdır,
  4. Öğrencinin gelişim özellikleri iyi bilinmelidir,
  5. Çocuk ve ergen psikolojisi yakından takip edilmelidir,
  6. Ölçme değerlendirme ilke ve kuralları iyi bilinmelidir,
  7. Özel eğitime ihtiyaç duyan çocukların özellikleri kavranmalıdır.
  8. Genel bir rehberlik anlayışı olmazsa olmazlardandır.

Öğretmenlik anlayışı klasik kalıplarının dışına çıkmalıdır, öğretmen liderdir, değişim lideri ve bunun gerektirdiği bilgi ve beceriye sahip olmalıdır. Teori dünyasına ne kadar yakınsa başarısı da o kadar yüksek olacaktır.

Başarılı sağlıklı bir eğitim yılı dileğiyle !

     

Uzaktan Eğitimde ‘Öğrenme’ Rehberliği

Salgın nedeniyle bir süre daha eğitim öğretim faaliyeti uzaktan eğitim yolu ile gerçekleşecek. Bu süreçte, öğretmenlerin ‘öğretim’ çıktısına odaklanması, sanal eğitimde en üst düzeyde öğrenmenin gerçekleşmesiiçin bir dizi öğrenme rehberlik hizmeti sunmalarını beklemeliyiz.

              Malum şartlardan dolayı milyonlarca öğrenci yüz yüze eğitimden, öğrenmeden mahrum olarak okul yaşantılarını sürdürüyor. Bunun ne kadar süreceği de henüz tam olarak bilinmiyor. Kamuoyuna göre, Ocak, 2021’e değin durum böyle devam edecek. Bu süreçte bir çok öğrenci yeni okulu, yeni dersleri ve yeni öğretmenleriyle tanışmadı. Her şey bir bilinmezlik perdesi altında adeta… öğretmenlere bu süreçte çok önemli bir görev düşüyor. ‘Öğrenme rehberliği yapma görevi’.

              Ülkemizde uyum, tanışma vs. genellikle üstünkörü yapılır. Bazı öğretmenler adını bile söylemeden derse başlar ki bu çok yanlıştır. İyi organize edilmiş, yapılandırılmış bir tanışma etkinliği, not alınarak ciddi biçimde yapılmalıdır. Asıl iş bundan sonra başlar, ders öğretmeni, dersi ile ilgili en ez 2 ders saatini bulacak bir rehberlik çalışması yapması gerekir. Burada kast edilen bireysel uyum ile ilgili bir rehberlik değildir. Doğrudan ders ile ilgilidir. İzlenecek yolu şöyle sıralayabilirim.

  1. Dersin adı, hafta kaç ders olduğu, 4 yıl boyunca toplam kaç ders olarak planlandığı ve dersle ilgili seçmeli derslerin adları öğrencilere anlatılmalıdır.
  2. Dersin daha önce öğrencilerin aldıkları hangi ders/derslere benzediği izah edilmelidir.
  3. Dersle ilgili tüm öğrencilerin duygu ve düşünceleri kısaca alınmalıdır, bu bazen yazılı da yapılabilir. Bu mülakat sırasında öğretmen not almalıdır. Örnek: Fatih: ‘ Fizik dersi için endişeli, ortaokul fen bilimleri ortalaması 80 ile mezun’ gibi notlar bunlar öğretmen için çok değerli bilgilerdir.
  4. Öğrencilere bu dersle ilgili ‘duydukları öğrendikleri’ sorulmalıdır, okulların sanal dünyada, kantinde vs. bir dedikodu kazanı kaynayıp gitmektedir, gençler de öğretmenlerden ziyade kendi yaş grubuna inanma eğilimindedir. Bu durumda ders öğretmeni, okul meydanında dersi ile ilgili ön kabulleri öğrenmesi ve bunlara inanların sayısını azaltarak işe başlaması gerekir. Aksi halde, 1-0 geride başlar öğretime…
  5. Ders materyallerinin tanıtımı, ilk tanıtım ders kitabıdır. Kitap öğrencilerle birlikte incelenmeli, ünite sayısı, her ünitenin alt konuları ve diğer içerikler: etkinlik deney vs. tanıtılmalıdır.
  6.  Ders planı tanıtımı, bu bilgi sanki bir sır gibi hiç paylaşılmaz, öğretmen ders planını basit bir tablo ile öğrencilere göstermelidir.
  7. Ders işleme biçimi, bu konuda da rehberlik yapılması elzemdir. Dersin öğretiminde kullanılacak yöntem ve teknikler öğrencilere anlatılmalı hatta onların da önerileri dikkate alınarak bir tarz belirlenip ilan edilmelidir.
  8. Dersin çalışılması ödevler, dersin nasıl tekrar edileceği, ödevlerin zamanı, içeriği, teslim zamanı gibi konularda rehberlik yapılması gerekmektedir.
  9. Ölçme değerlendirme, eski filmlerde ‘çıkarın bakayım kağıtları yazılı yoklama yapacağım’ derdi öğretmen. Bu günler mazide kalmakla beraber bu konuda da yeterli bir rehberlik göremiyoruz. Öğretmen notları nasıl vereceğini, yazılı sınav sayısını, zamanını ve sınavların içeriğine ilişkin doğru ve tam bilgililer vermelidir.
  10. Yardımcı kaynaklar, öğretmenler dersi ile ilgili yardımcı kitap listesi yapmalı ve öğrencilerine bu liseyi vermelidir. Ayrıca, yardımcı internet sitesi, online uygulamalar vb. kaynaklar konusunda ayrıntılı bir rehberlik yapılmalıdır.
  11. Hazır bulunuşluk, çoğu sayısal ders öğretmeni ‘merhaba iyi dersler’ der ve tahtaya yazmaya başlar. Oysa öğrenmede hazır bulunuşluk düzeyi çok önemlidir. Öğretmen öğrencileri için son yılın ders kazanımlarını kapsayan en az 50 soruluk bir ölçme yapmadan dersini öğretmeye başlamamalıdır. Bu yol, genellikle zaman kaybı olarak görülür. Böylece, öğrenmeden öğretme için zaman ve enerji harcanır.
  12. Çok yönlü rehberlik, ders öğretmeni öğrencilerinin fiziksel, bilişsel ve sosyal gelişimi ile de ilgilenmeli bu konularda yardım merkezleri, uzmanların kim olduğu vs. ile ilgili rehberlik hizmeti yapmalıdır.

Yukarıda sıralamaya çalıştığımız adımların yerine getirilmesi için iki ders saati az bile görünmektedir. Uzaktan eğitim döneminde bir zaman dilimi ayrılarak bu çalışma yapılabilinir. Konu ayrıntıları e posta yoluyla veli ve öğrencilere gönderilmesi yararlı olacaktır. Amaç bellidir, en üst düzeyde nicel ve nitel öğrenmenin gerçekleşmesi asıl amacımız budur…

Öğrenme, öğretme insanla ilgili, yaşa, gelişim dönemine, hatta gün içindeki fiziksel (yorgunluk, açlık, uykusuzluk vb.) duygusal değişimlerle de ilgili karmaşık bir süreçtir. Bu süreç de öğrencinin durumu kadar öğretmenin yaşamındaki gelişmeler de etkili olmaktadır. Yüz yüze eğitimde deneyimli bir öğretmen sınıftaki öğrenmeye engel yaşantıları fark eder. Oysa uzaktan eğitimde bu çok daha zordur. İster yüz yüze ister uzaktan olsun ders öğrenme rehberliği mutlaka yapılmalıdır. Öğretmenler, sosyal medya hesaplarını bu dönemde daha öğrenci merkezli kullanmalı, en üst düzey öğrenme için ekstra çaba sar etmelidir. Son olarak bu ders öğrenme rehberliği bilgileri bir broşür olarak öğrencilere verilmelidir.

Sağlık ve başarı dilekleriyle !!!

WordPress.com ile Oluşturulan Web Sitesi.

Yukarı ↑