Eski Bayramlar mı ? Yeni Bayramlar mı ?

Bu soru şöylede sorulabilir ‘eski Türkiye mi? Yeni Türkiye mi?’ benim tercihim yeni Türkiye dolayısıyla yeni bayramlardır.

          Eski bayramlarda daha mutluydum bu bir gerçek, olmayan şey çok, olan şey azdı. Yeni (kıyafet, ayakkabı vs.) çok çok azdı. Çoğunlukla kıyafetlerden sadece birisi yeni olurdu, diğerleri eski. Ama tek yeni bizi havalara uçurmaya yeterdi. Mantar tabanca, geceye değin süren oyunlar unutulmaz güzel anlar geçirirdik. Ama yaşınız ilerleyip ihtiyaçların sayısı, çeşidi artınca eski bayramları aramaz olduk. Ben yeni bayramları daha çok seviyorum.

          Yeni bayramlarda ekonomik gelişme, artan üretim miktarı yeniye ulaşmayı kolaylaştırdı, bir çocuğun tepeden tırnağa yeni kıyafetler giyinmesi çok zor değil artık. Çocukların, gençlerin ve hatta yetişkinlerin bayram günlerinde hoşça vakit geçirebileceği birçok alternatif etkinlik var. Teknolojik gelişmeler, sınırları kaldırdı, mesafeleri sıfıra indirdi. Bu muazzam gelişmeler hayatı kolaylaştırdığı gibi, bayram, tatil ve boş zaman gibi anların kolayca doldurulmasını sağladı. Şimdi, bayramlarda hem büyükler ziyaret edilip hem de birkaç saat sonra tatile çıkabiliyoruz. Daha çok yeni yer görüyor, daha farklı lezzetlerin tadına bakabiliyoruz. Bütün bunların yanında insanlar kendilerine de zaman ayırabiliyorlar…

          Eski bayramlar sürekli bir yokluk içinde geçen sıradışı günlerdi, mahallede köyde yeni kıyafeti tam alan birkaç çocuk ancak olurdu, onlarda öğretmen çocuğu filan olurdu. Buna rağmen çocuklar çok eğlenir güzel anılar biriktirirdi. Gece vaktine kadar süren oyunlar, zar zor biriken bayram harçlığı bu harçlıkla alınan dondurmaların, gazozun tadı yok artık…. Gazozun mu tadı değişti bizim tadımız kaçtı bilen yok? Galiba ikincisi oldu…

          İki bayramın muhasebesini yaptığımda yine de yeni bayramları tercih ediyorum. Çağın ruhu bizlere inanılmaz fırsatlar sunuyor, bu fırsatları değerlendirip anı yaşamak, bayramlarda tıpkı eskiden olduğu gibi mutlu olmak bizim elimizde, bunu fark etmemiz bile yeni zamanların armağanı… Haydi, bayram yerine…

          Mutlu sağlıklı bayramlar.

Olağan Zamanda Olağandışı Bayram

Bu gün, M.S 25 Mayıs, 2020, Hicri: 2 Şevval 1441 Ramazan Bayramının 2. günü. Buraya kadar her şey normal, ama Covid-19 pandemisi nedeniyle bayramı sokağa çıkma yasağı ile karşılıyoruz.

            Aralık 2019’da birisi çıkıp ‘bayramda sokağa çıkma yasağı olacak’ deseydi, ben de dâhil çoğumuz gülüp geçerdik. Ama bu ve benzeri kehanetler gerçek oldu ve bayramda sokağa çıkma yasağı var….Tüm Türkiye’yi kapsayan yasak bayramın 3. günü saatler: 00.00 gösterdiğinde sona erecek. Zaten bir süredir özellikle büyükşehirlerde uygulanan sokağa çıkma yasağının devam edip etmeyeceğini henüz bilmiyoruz. Zira, 125 nanometre büyüklüğündeki virüs tüm dünyayı esir aldı. Virüsün yayılmasını engellemek, azaltabilmek için 4 günlük sokağa çıkma yasağı ilan edildi. 90’lı kuşağın hiç bilmediği, bizim ve daha yaşlıların ‘genel nüfus sayımı’ nedeniyle uygulanan sokak yasağı birden içinde yaşadığımızın normali oldu. Bu yeni gelişme bayramların klasik havasını, kutlama biçimlerini de etkiledi…

            Bayramlar, genellikle büyüklerin ziyaret edilmesi, akrabaların ziyareti veya ağırlanması ve son olarak da 2. 3. günler gezi şeklinde değerlendirilirdi. Bayram namazının bitilmesi ile birlikte bayramlaşma başlar bayram boyunca sürerdi. Büyükler ve akrabalar ile bayramlaşma faslı bitince gezi alanları, parklar, sahiller mesire alanlarına akın başlardı… İkinci bayram günü pek çok alış veriş mekânı açık olur araya alış veriş de sıkıştırılırdı… Bunların yanında tatil olduğu için söz, nişan ve düğün gibi etkinliklerin ardı arkası kesilmezdi… Bayramın son günü ile birlikte yollara düşülür, İstanbul Anakara gibi şehirlerin girişlerinde kilometrelerce araç kuyruğu oluşurdu… Ya ! nerde eski olmayan, eski bayramlar…

            Olağanüstü bir zamana denk gelen Ramazan bayramı, teknolojinin de desteği ile geleneksel bayram etkinlikleri yapılabiliyor. İlk farklılık, bayram namazı yoktu. Bu nedenle bayram biraz daha erken başladı. Sonra hemen herkes telefonlara sarıldı, büyükler arandı. Bu ilk konuşma faslından sonra, bu kez görüntülü görüşme yapıldı, uzaktan da olsa aile büyükleri, hısım akraba görülebildi. Dıgıtal teknoloji bu olağandışı zamanı bir nebze de olsa normal hale getirdi. Bundan sonraki bayram gelenek ve rutinleri bıçak gibi kesildi, genellikle insanlar televizyon, bilgisayar ve cep telefonlarının ekranına kilitlendi. Konserler, bayramlaşmalar ve daha pek çok bayram geleneği dıgıtal ortamda akıp gitti…  

            Kurban bayramında ne olacağını kimse bilmiyor… büyük ihtimalle sokağa çıkma yasağı olmayacak ya da sınırlı bölgelerde olacak… Her şey eskisi gibi olmayacak ama bazı şeyler eskisi gibi devam edecek… Bu 2020’nin Ramazan Bayramı tarihe, ‘sokağa çıkma yasağının olduğu’ bayram olarak geçecek. Ben ise, bu bayramı, ‘dıgıtal bayram’ bayram olarak hatırlayacağı İyi bayramlar…

WordPress.com ile Oluşturulan Web Sitesi.

Yukarı ↑