Öğrenme ve Katılım

Öğrenme, belli bir dikkat ve motivasyon gerektiren üst düzey bilişsel bir süreçtir. Dünya’daki tüm eğitim sistemleri aynı amaca dönük çalışırlar: ‘daha çok bireye daha çok öğretmek…’Bu hedefe ulaşmak içinde her ülkede büyük bir ekonomik sarfiyat beşeri çaba sergilenmektedir. Görece az nüfuslu yüksek sosyoekonomik gelişmişlik düzeyine sahip birkaç ülke (Singapur, Finlandiya …) dışında kalan dünyanın ideal öğrenme düzeyine ulaştıkları söylenemez. 

Türkiye, yaklaşık 18 milyon (zorunlu eğitim çağı) öğrencisi ile henüz ideal öğrenim performansı (PISA, TIMSS ) sonuçlarına yaklaşmakla birlikte uzaktır. Bu sonuçlar üzerinde daha fazla düşünmeli, araştırma, geliştirme çalışmalarına odaklanmalıyız.

İster akademik beceriler ister eğitsel ve sosyal beceriler olsun hepsinin temelinde bir öğretim ve öğrenme süreci yatmaktadır. Esasen bu üç alan her bakımdan birbirinin içine geçmiş vaziyettedir. Belirli somut hedefler, stratejiler yöntem ve teknikler ve etkileşimle öğrenme gerçekleşir. Yani, ister sınıfa selam vererek olsun, ister takım içindeki görevine sadık olmak olsun veya üçgende açılar olsun hepsi öğrenme ile sahip olunan yetkinlikler ve becerilerdir…

Öğrenme ile ilgili herkesin bildiği şey; en yüksek öğrenme düzeyine ulaşmak için ‘öğrenilecek içeriğin öğrenci tarafından yapılması gerekir’ Sonuç olarak dinlediğimiz, gördüğümüz şeyleri belli oranda öğrenirken davranışı, beceriyi sergilediğimiz içeriği en yüksek düzeyde öğreniriz ve hafızada kalma süresi çok daha uzun olur… Bu gerçekten hareketle; öğrenme performansı için son geleceğimiz nokta katılımdır.

Katılım, genellikle eksik ve yanlış bilinmektedir. Katılım denince; öğrencinin derste el kaldırması, sorulara yanıt vermesi veya çözüm sergilemesi akla gelmektedir… Şüphesiz bu davranışlar katılımı gösterir; ancak eksiktir. Okullarımızda, sınıflarda genellikle 3 grup öğrenci olur.

  1. Aktif Grup, ön sıralarda oturur, ‘istendik’ katılım gösterirler. Bu gruplar ders ders değişir (Matematikte başka, Resim de başka Spor da başka)
  2. Nötr Grup, en büyük kitleyi bu grup oluşturur, derse, konuya hatta kişisel motivasyonuna göre aktif veya pasif gruba dâhil olurlar.
  3. Pasif Grup, tüm ders ve konularda pasif katılımcı olurlar. En az öğrenen grup bu gruptur.

Öğrenme düzeyini arttırmak için katılımı arttırmak gerekiyor. İlk olarak geleneksel katılım biçimi yetersizdir bunu kabul ederek işe başlamalıyız…

Katılım için:

  1. Geleneksel katılım yollarını etkin kullanmak. Yani sormak, cevap vermek, yorum yapmak, ekleme çıkarma yapmak gibi teknikler her derste kullanılmalı… Yine katılımcı olan aktif grup dışında kalanlar da katılımcılığa cesaretlendirilmeli, hatta zaman zaman zorlanmalıdır.
  2. Katılımı zenginleştirme, temelde 2 hedefi vardır. Katılımcı öğrenci sayısını arttırmak ve katılım biçimlerini farklılaştırmak… Açalım, katılımcıyı arttırmanın ilk ve en önemli adımı katılım alışkanlığı kazandırmaktır. Katılım sağlayan (az-çok, önemli-önemsiz, faydalı-az faydalı vb.)katkısı için; ‘teşekkür’ edilmeli ve sınıftaki tüm öğrenciler tarafından dinlemesi-izlenmesi sağlanmalıdır. İkinci adımda ise, katılım araçlarının-biçimlerinin zenginleştirilmesi gerekiyor. Bunun için, emoji  kullanımı, el parmak işaretleri, bir soru yanıtı için her öğrencinin belli basamaklarında yanıt vermesi sağlanmalı..örnek 1: Sosyal Bilgilerde: ‘Birinci Dünya Savaşının sonuçlarını’ sorduk (10 madde sonuç olsun) arka sıradan öne doğru her öğrencinin bir (1) madde yanıtı vermesi istenebilir. Sırası gelen takılırsa o yanıt vermeden bir sonrakine geçilmez. Örnek 2: Matematik dersinde bir soru bir A4 kâğıdına yazılarak isminin ilk harfi ‘m’ olanlardan sıra ile bir kısım işlemi yapması istenebilir.

Katılımı sürekli bir öğrenme-öğretme süreci olarak ele almalı ve her ders, her bilgi-beceri bu yolla öğretilmelidir. Dersteki bulunan her çocuk (istisna yok) yetenekleri doğrultusunda katılımı sağlanmalıdır. Bunu başaran öğretmen, okuma yazması olmayan öğrenciyi bile öğrenme ortamına dâhil edebilir ve bir yıl içinde büyük fark yaratabilir… Katılımdaki en önemli fırsatlardan birisi de yaratıcı açık uçlu sorulardan sağlanır… yanıtı öğrenciye buldurduğumuz an TAM ÖĞRENME gerçekleşmiştir ve bu bilgi/beceri veya tutum kalıcı hafızaya kaydedilmiştir.

Öğretmenin Sanal Çantası

Okullarımız açıldı açılacak…

          Uzaktan eğitim de devam edecek bu durumda öğretmenlerin öğretim kalitesini arttırmak için sağlam bir hazırlık yapmalı ve geniş bir kaynak listesi ile derse başlamalıdır. Sanal çantayı iki ana bölümdeki içerik ve araçlara oluşturabiliriz.

Temel İçerikler

  1. Ders Öğretim Programı, bu dersin anayasası niteliğindedir kısa ve öz biçimde ünite/tema, alt konu başlıkları ve kazanımlar yer alır. Ayrıca, öğretim yöntemi, ölçme ve değerlendirme ilkeleri de programda yer almaktadır. Tüm derslerin mutlaka bir programı olur. Zaman zaman değişikliğe uğradığı için en azından dönem başlarında dikkatle incelenmelidir.
  2. Ders Kitabı, fiziki olarak bulunan kitap pdf veya başka formatlarda da öğretmenin sanal çantasında yer almalıdır. Öğretmen, ders kitabına uygun sıra ve içerikle öğretime devam etmelidir.
  3. Ders Notları, ünite ve konunun önemli kısımlarının az ve öz olarak yazıldığı notlardır.  Ders sonu tekrar, hatırlanmayı en üst seviyeye çıkardığı için bu notlar kullanılmalıdır. Buna zaman kalmamış ise, öğrencilere mutlaka ulaştırılmalıdır.
  4. Ders Planı, ders planı öğretmenin kendi dersindeki kazanımları öğretim planıdır. Zaman zaman planı incelemek, gerekli ve yararlıdır.
  5. Kazanım Listesi, kazanımların görünürlüğü çoğunlukla es geçilen bir adımdır. Ders öğretiminde öğretmen kazanım veya kazanımları yüksek sesle dersin başında okumalı yaptığı sunum vb. araçta sol/sağ üst köşede ilgili kazanımların yazılmış olmasına dikkat etmelidir.
  6. Yardımcı Kitap/ Testler, Öğretim sırasında yardımcı kaynak veya testlere başvurmak öğrenmeyi kolaylaştırır bu nedenle bu tür ikincil kaynakların öğretmenin sanal çantasında hazır olması gerekmektedir.
  7. Sözlük, özellikle yabancı dil eğitiminde e-sözlük mutlaka hazır olmalı, bu mümkün değilse fiziki sözlük öğretmenin masasında hazır bulunmalıdır.
  8. Ders Araçları, bu kısımda, cetvel, pergel, küçük bir gerçek veya sanal tahta, dersin özelliğine göre öğretmenin bizzat; ‘yaparak’ öğretimde kullanacağı her türlü araç gereçtir. Mümkün mertebe sanal araç-gerecin hazır olması çok faydalı olacaktır.
  9.  Z Kitaplar, Uzaktan eğitimde Z Kitaplar fark yaratmaktadır, öğrenci z kitap alıştırmasına katılabilmektedir. Bu durum da öğrencinin pasif değil aktif olmasına katkı sunmakta, motivasyon ve öğrenmeyi üst düzeye çıkarmaktadır.
  10. Slayt Dosyaları (PowerPoint), bu tür içerikler, büyük puntolu yazıları, resim, grafik, diyagram gibi unsurlarla zenginleştirildiği için öğrenmeyi daha üst düzeye çıkarabilmektedir.

Yardımcı İçerikler

  1. Fotoğraflar, bu öğrenme malzemesini zenginleştiren, merak duygusunu tatmin eden ve mativasyonu arttıran yardımcı içeriklerdendir. Ancak, pedagojik ilkelere uygun olması, çocuğun yaşına uygun olması son derece önemlidir.
  2. Yarım Resim/Fotoğrafalar, bu tarz içerikler özellikle ders başlangıcında öğrencinin ilgisini toplamak için son derece gerekli araçlardır.
  3. Karikatürler, ortaokul ve lise düzeyinde esprili, genel toplum ve ahlak ilkelerine uygun karikatürler ilgi toplanmasını sağlar ve motivasyonu üst düzeyde tutmaya yardımcı olur.
  4. Kısa film ve Animasyonlar, bu türdeki içerikler karmaşık bir konunun daha etkili öğretilmesine yardımcı olurlar. Bu türdeki içeriklerde çocukların rol alması öğrenmeyi kolaylaştırır.
  5. Kısa Müzik Parçaları, ders ortasında katılımcılara enerji yüklemesi için yararlıdır, parçalar çok iyi seçilmelidir.
  6. Ödül Soruları, bazen öğrenme seviyesinin daha üstünde (ortaokul için lise, lise için üniversite ve ya ALES soruları) hazır olmalı öğretmen bu soruları az sayıda olmak koşulu ile kullanmalıdır. Etkisi büyük olacaktır…
  7. Ödev Notları, ders sonunda genellikle ödev verilir, bunun bir resim olarak önceden hazırlanması gösterilmesi, açıklanması ödevin yapılma oranını arttırır.

Uzaktan eğitim devam etsin veya etmesin öğretmenin sanal çantasını hazırlaması, çantasını zenginleştirmesi daima bir arayış içinde olması öğretmenin başarısını arttıracaktır. Çağımızın gelişmeleri buna imkân sağlamaktadır…

     Sağlıklı ve başarılı bir yarıyıl diliyorum !

Öğretmenlik

Bu gün 24 Kasım yani Türkiye’de öğretmenler günü… Bu satırların sahibi de 21 yıllık öğretmen. Ben cari öğretmenlik algısına, Türkiye’de öğretmenliğin misyonuna eleştiri ile yaklaşanlardanım.

Öğretmenin Rolü

         Çerçevesi Osmanlının son döneminde çizilen ve bu gün de hala geçerli olan bir öğretmen misyonu var… “Cahil ve aydınlanmamış halkı aydınlatmak, medenileştirmek” bu misyon öğretmene aşkın bir anlam hatta kutsallık atfederek bu günlere geldi. Cumhuriyet bu misyon ile kuruldu. O dönemde halkın büyük çoğunluğunun yaşadığı köye 3 kişi gönderildi. Jandarma, öğretmen ve bazılarına göre imam/ muhtar. Bu üç kişi cumhuriyeti ve cumhuriyetin erdemlerini halka öğretmek gerekirse zor kullanmak üzere cumhuriyetin; vaaz edeni, devletin gölgesi görevini yürütmek üzere görevlendirildiler. Öğretmenler öğretmen okulları eliyle zaten yılmaz bir rejim bekçisi, rejim nebisi olarak yetiştirildi. Bu anlayış 19. Yüzyılın temel anlayışına uygundu. Bu rol, öğretmen ve eğittiği halk şehre gelmesine rağmen devam etti. Hala devam ediyor… “Öğretmen saygısı” denilen şey aslında; devlet kokusudur bu dönemde… Ama zaman değişti, anne babalar değişti, çocuklar değişti, devletler ve yönetim anlayışları değişti ancak öğretmen bence değişme ayak uyduramadı…

İyi Öğretmen

         Yetersiz öğretmeni tarif etmek biraz kolaydır ama iyi öğretmeni tarif etmek daha zorludur. En baştan başlayalım. Öğretmen, tek bir doğru olduğunu kabul eden ve bunu vaaz eden kişi değildir. İyi öğretmen, doğruyu iyiyi arayışta rehberlik eden profesyoneldir. İyi bir liderdir.

  1. Öğretmen samimi hümanist olmalıdır, görünüşte herkes demokrat hümanist filan. Gün boyu insanların anne babalarının insan hakları ihlal ediliyor bu normalleşmiş. Öğretmen tüm insanlara karşı gerçek bir sevgi saygı beslemelidir. Bu konuda sorunu olan varsa bu mesleği bırakmalıdır.
  2. Öğretmen bir şeyi öğretmez, öğrenmenin yolunu açar, çocuklara –gençlere hatta yetişkinlere öğrenme rehberliği yapan profesyoneldir.
  3. Liderdir, liderlik problemlere engellere çözüm bulma becerisidir, yol açma, cesaret verme misyonudur. Öğretmen “zoru” başarma “imkânsızı” deneme azmi oluşturur.
  4. Öğretmen pozitiftir, okul öğretmenlerinin (özellikle kamu okulunda) negatif, zayıf enerjili daima karamsarlık pompaladığını gözlüyorum bazen. Öğretmenlik/liderlik pozitiflik becerisine matuftur. Bu konuda başarılı olan çocuk-gençlere ilham verir, onların fark yaratmasına vesile olur.
  5. Öğretmen/lider, yenilikçidir, güncel pedagojik gelişmeleri takip eder, bunları hayata geçirir,
  6. Öğrencilerini tanır, onlara mutlaka ismi ile hitap eder, ama rolü liderlik öğretmenliktir. Arkadaşlık vb. rolleri üstlenmek doğru değildir.
  7. Lider/öğretmen ölçerek tartarak muhasebe ile ilerler. “ben anlattım” anlayışı ile yıllarını geçiremez, farklı teknikleri kullanarak sürekli ölçüm ve izleme yapar. Aksi halde, bilimsellik iddiası boş bir laf olarak kalır.
  8. Lider/öğretmen eşit davranır; Her öğrencisine fırsat eşitliği sağlamaya çaba harcar.
  9. Lider /öğretmen özel farklı birey duyarlığına sahiptir; okullarımızda özel eğitim kapsamında birçok çocuk var. Bu çocukların eğitim-öğretim ve öğrenme biçimleri farklıdır. Öğretmen bu bireylere karşı duyarlıdır, onların en üst düzeyde gelişmesi için çaba harcar.
  10. Lider/öğretmen yaratıcıdır; çocuk ve gençlerin daha iyi öğrenmesi için daima bir arayış içindedir, yeni materyaller, öğretim teknikleri üzerinde araştırma geliştirme yapar bunları uygular.
  11. Lider /öğretmen ölçme değerlendirmeyi iyi yapar. Pek çok öğretmen bu konuda yetersizdir. Ölçmenin genel ilkleri unutulmuş, sağdan soldan bulunan rastgele sınav kâğıtları öğrenicinin önüne konmaktadır. Bu durumda neyi, kim ne kadar öğrenmiş? Sorularına yanıt verilememektedir. Ölçme değerlendirmede başarılı olan öğretmen iyi bir liderdir, bu konuda kendini yenilemiş geliştirmiştir. İyi ölçme, doğru muhasebenin anahtarıdır.
  12. Lider/ öğretmen rehberlik anlayışına sahiptir; çocukların gençlerin gelişim özelliklerini bilir, risk faktörlerini bilir ve kariyer gelişimi konusunda rehberlik eder. Temel ekonomik göstergeleri, iş dünyasını, sektörleri yakında takip eder. Bu konularda öncülük ve rehberlik eder. Küçük bir not: “pozitif bir yaklaşım” ile,
  13. Lider/öğretmen kültürel kodları takip eder; iyi öğretmen kültürel gerçeklerin farkında olan bu durumu lehine dönüştüren kişidir.
  14. Lider/öğretmen toplumu tanır; iyi öğretmen okulunun çevresindeki toplumu, yapısını geleneklerini çok iyi tanır, öğrencilerinin evlerine misafir olur, esnaftan alış veriş yapar. Onlara tepeden bakmaz, onlara saygı duyar onları içten sever.
  15. Lider/öğretmen profesyoneldir; özellikle öğretmenlik mesleğinde gayr-ı profesyonellik daha fazla görünüyor. Bu durum çok sakıncalı, öğretmenler para kazanmak için bu işleri yapmaya aday olmuş kimselerdir. “Fedakarlık” söylemi, bakış açısı doğru değildir. Mesleğin ve işin doğal eylemlerini, sonuçlarını bu mesleğe giren kabul etmiş olmaktadır. Kimse onlara, buranın dikensiz gül bahçesi vaat ettiğini zannetmiyorum. Öğretmen her durumda profesyonellik ile yaklaşır öyle hareket eder.

Öğretmenlik mesleği değişmiş ve dönüşmüştür, eğitim liderliği şekline bürümüştür. Artık eski yol ve yöntemler eski anlayışlar ile öğretmenin ilerlemesi kaliteli sonuçlar elde etmesi mümkün değildir. Öğretmen öğrencilerinin yaşamında fark yaratabildiği ölçüde başarılıdır ve gerekli saygıyı görür.

Sağlıklı başarılı günler!

WordPress.com ile Oluşturulan Web Sitesi.

Yukarı ↑