21. Yüzyıl Yetkinlikleri ve PİSA Türkiye Raporu Grafik 8.10

PİSA 2022 Türkiye Raporu Ocak, 2024’de MEB internet sitesinde yayınlandı. Rapor, eğitim dünyamız için çok önemli veriler yorumlar analizler barındırıyor. Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA), Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından üçer yıllık dönemler hâlinde gerçekleştirilen bir izleme araştırmasıdır. PISA, 15 yaşındaki öğrencilerin modern toplumda yerlerini alabilmeleri için gereken temel bilgi ve becerilere ne ölçüde sahip olduklarını ölçmeyi hedeflemektedir. Türkiye, PISA araştırmasına 2003 yılından bu yana katılmaktadır. PISA, temel olarak öğrencilerin matematik okuryazarlığı, fen okuryazarlığı ve okuma becerileri alanlarındaki becerilerini değerlendirmektedir. Her uygulamada bu üç alandan birisi ağırlıklı alan olarak belirlenmekte, bu alanda yeni sorular geliştirilmekte ve derinlemesine analizler gerçekleştirilmektedir. PISA 2022 uygulamasında ağırlıklı alan matematik okuryazarlığıdır (MEB, 24: 10).

            Covid-19 Salgını nedeniyle 2021’de yapılması gereken PİSA testi bir yıl ertelenerek 2022 yılında yapıldı. Genel olarak ilerleme kaydettiğimizi görmek son derce iyi bir gelişmedir. Kamuoyundaki genel kabulün aksine eğitim sistemimiz olumlu yönde ilerlemektedir. Testte, Fen, Matematik ve Okuma yeterlilikleri test edilmektedir. Bunların dışında 15 yaş grubuna ilişkin önemli projeksiyonlar da çekilmektedir. Hemen hemen tüm testlerde aşağıdaki 7 bilişsel alan ölçülmektedir.

Bilişsel Alt Alanlar

  1. Bilgi,
  2. Kavrama,
  3. Uygulama,
  4. Analiz,
  5. Sentez,
  6. Değerlendirme ve
  7. Yaratıcılık

Yaratıcılık, son dönemde bilişsel becerilerin en sonuna eklenmiştir. Zira 21. Yüzyıl yetkinliklerinde “yaratıcılık” önemli bir yetkinliktir. Bizim çocuklarımız, bilgi ve kavrama  gibi alanlarında sorun yaşamıyor. Ancak üst bilişsel alanlarda sorun yaşıyor bu tarz test maddelerinde doğru yanıtı vermekte zorlanıyor. Bu da eğitim sistemimizin basit düzey becerileri kazandırmaktan öteye gidemediğini gösteriyor.

21. Yüzyıl Yetkinlikleri

            Son dönemde farklı kurumlar 21. Yetkinlikleri listesi yayınlamaktadır. Bunlardan bazıları World Bank, Ünicef ve  Economic Formdur. MEB Talim Terbiye Kurulu da 2016 yılında yetkinlikler listesi hazırlayıp kamuoyunun ve okulların dikkatine sunmuştur. Yine PİSA test organizasyonu da matematik okur-yazarlığı testinde (2022);

  1. Eleştirel düşünme,
  2. Yaratıcılık,
  3. Araştırma ve sorgulama,
  4. Öz yönetim, inisiyatif ve süreklilik,
  5. Bilgi kullanımı,
  6. Sistem düşüncesi,
  7. İletişim
  8. Derinlemesine düşünme …

Burada ifade edilen 8 yetkinlik de klasik matematik okur-yazarlık becerileri yanında farklı sorularla test edilmiştir. Türkiye matematik testinde: OECD ülkeleri içinde 32. Sırada yer almıştır. Bizim çocuklarımız işte burada 21. Yüzyıl yetkinliklerinde zorlanıyor, matematik test performansı de tam burada Grafik. 8.10 tabloyu önümüze koyuyor. Aslında, Grafik 8.10 Doğrudan matematik testi ilgili bir veri değil.

Üç ana alan testi dışında PİSA 2022’de : “Aile desteği, sosyoekonomik faktörler, okul devamı, okulda şiddet ve zorbalık ve ‘gelecekte okul kapanma olasılığı’ nda hazır olma durumu” faktörlerin ölçülmesi yapılmış. Sonuçlar yukarıda grafiktedir. Bizi temsil eden gençlerimiz, olası bir okul kapanmasına hazır değil! Oysa diğer OECD ülke gençleri hazır! Yani matematik testinde ölçülen 21. Yüzyıl yetkinliklerinden; Yaratıcılık, Öz yönetim, inisiyatif ve süreklilik, Derinlemesine düşünme gibi yetkinlikler edinilmediğini göstermektedir. Gençler, yarınlarda eğitim ve iş yaşamında çok gerekli olan yetkinliklerden yeterince kazanamamışlardır.

            Geleneksel eğitim donanımlarının daha ayrıntılı, daha bilinçli kazandırılması ve 21. Yüzyıl yetkinliklerinin okulların çalışma alanında daha fazla yer alması gerekmektedir. Adı geçen yetkilikler derslerde, okulda bazen de özel sertifikasyon eğitimleri ile çocuklara ve gençlere kazandırılmalıdır.

Kaynak: MEB, (2023)  PİSA 2022 Türkiye Raporu. MEB Yayınları. Ankara.

Beyaz Yaka Tembelliği

Türkiye, 2000’li yılarla beraber büyük bir değişime uğradı. Uzun yıllar az sayıda gencin yararlandığı yüksek okul eğitimi o kadar yaygınlaştı ki… Artık normal yetenek düzeyindeki her  genç rahatlıkla üniversite eğitimi alıyor… Bunlara paralel olarak üniversite sayısı inanılmaz düzeyde arttı. YÖK verilerine göre; “Yükseköğretimde yeni istatistikler belirlendi. 2022-2023 Öğretim Yılı Yükseköğretim İstatistiklerine göre, Türkiye’deki 208 yükseköğretim kurumunda 6.950.142 öğrenci, 184.566 öğretim elemanı bulunuyor.” (https://www.yok.gov.tr/Sayfalar/Haberler/2023/yuksekogretimde-yeni-istatistikler.aspx. 26 Ocak 2024). 7 milyon üniversite veya dengi okula kayıtlı birey var. Her yıl yaklaşık 1 milyon genç üniversiteden mezun olarak hayata atılıyor. Bu mezunların büyük bölümü beyaz yakalı denilen gruptan. Yani, büro işi yapan, imza/onay yetkisine sahip uzman insanlar. Sorunumuz tam burada başlıyor, üniversiteyi bitirmiş gençlerden bir kısmı iş beğenmiyor. Bunu açalım: Ücreti yetersiz buluyor, işleri kendine uygun bulmuyor. İş statü ve saygınlık düzeyini düşük buluyor… Bu gruptan biraz daha başka bir grup var. Bunlar işte çalışmak istemiyor. Yani tembel… Doğrudan yakınlarına böyle ifade etmek yerine; “yurt dışında çalışacağım, filan işte çalışacağım, olursa devlette çalışacağım vb.” ifadelerle anne-babasına yeni şartlar sunuyor. Çevremizde bu anlattığım süreçte pek çok, mimar, mühendis, hukukçu, vb. genç var… Neresinden bakılırsa bakılsın ciddi bir problem ile karşı karşıyayız… Peki bu tablonun sorumlusu kimler? Bana göre 2 kurum doğrudan sorumlu 1. Aileler 2. Eğitim sistemi ve üniversiteler.

            Aileler

          Günümüz anne babası maalesef kompleksli yetişti, yani kendi anne babasının eksik kusurları ile büyüdü. Sonra da kendi çocuklarını rahat ettirmek uğruna tembelliğe alıştırıyorlar. Yorumum kırıcı gelebilir, ancak gerçek bu… Küçük bir prens ve prenses gibi büyüyen orta sınıf aile çocuğu ilelebet bunu devam ettirmek istiyor.. Ödevlerini yapmak, her sorun yaşadığında okula koşmak, evde hiçbir sorumluluk vermemek, para harcama makinası gibi yaşatmak, her şartta hep maddi ve manevi destek olmak… daha irili ufaklı pek çok davranış bu tembellik hastalığının ebeveynler tarafından yayılmasına neden olmaktadır. Kariyer planlama ile ilgili bir anne baba konferansında ; “Üniversiteden mezun gence harçlık vermeyin veya çok az verin” dedim. Orada bulunan herkes çok şaşırdı, açıkladım bu kez bana hak verdiler. Anne babalar birkaç öneride bulunalım.

  1. Çocuğun/gencin kendi yapabileceği her şeyi yapmasını sağlayın, onun yerine yapmayın.
  2. Okuldaki her engel/probleme müdahale etmeyin.
  3. Para harcama sistemini sağlam temellerde oluşturun,
  4. Bir işte çalışmasını sağlayın (yaşına, vb. uygun olmak koşulu ile)
  5. Başkalarına yardım etmesini sağlayın (apartman komşusu için alış veriş yapmak vb.)
  6.  Ona olan maddi desteğin ; “sınırı” olduğunu sık sık ifade edin, bundan taviz vermeyin.
  7. Diploma yanında farklı yetkinlikler kazanması için teşvik edin, yönlendirin.
  8. Staj yapıyorsa, iş yerine ziyaret yapıp yetkililer ile görüşün.
  9. İş başarısı konusunda yapıcı olun!
  10. İş kazancı konusunda da tutum ve söylemlerinize dikkat edin!
  11. İş değişimi gündeme gelirse, soğukkanlı olup somut bir plan oluşturmasını sağlayın.
  12. Mezun gence para vermeyin, ihtiyacı karşılanan kimse çalışmaz!
  13. Kendi evini, kendi ailesini kurmuş gence özellikle maddi desteği kesin!

Eğitim Sistemi ve Üniversiteler

            Yetişmiş insan kaynağının çalışmaya karşı negatif tutum ve davranışlarının asıl sorumlu maalesef okullarımız ve üniversitelerimiz. Asalında Belediyeler de genel hazırcılığı teşvik edecek bir uygulamaya başladı. Okullarımız özellikle ortaokuldan itibaren çocukları çalışkanlığa teşvik edecek bir öğretim sistemini hayata geçirmemektedir. Sınıf kolayca geçilmekte, başarı belgesi almayan neredeyse hiç yoktur. Öğretim sisteminde hala öğretmen etkin, öğrenci edilgen konumdadır. Bu da tembelliği teşvik etmektedir. Ödevler basittir, geçek yaşam gözlemi, katılımı okullarımızın gündeminde değildir. Burs ve krediler hiçbir çaba, çalışma, ürün veya proje yapılmadan verilmektedir. Staj uygulamasına gereken önem verilmemektedir. Liselerimizde, üniversitelerimizde sadece mezun etme diploma verme misyonu üstlenmiştir. Oysa 21. Yüzyılda farklı yetkinlikler kazanılması, öğrenilmesi ve hayata geçirilmesi gerekmektedir. Anne babalara yönelik yeterli kariyer planlama faaliyeti yapılmamaktadır. İş başarımı sadece ; “kazanç” odaklı tartışılmaktadır. Okullar ve Üniversitelerin izlemesi gereken birkaç öneri sunalım.

  1. Ders, sınıf geçmek zor olmalıdır. Yani, derste öğrenilmesi, uygulanması gereken beceriler kazanılmamışsa öğrenci derste/ sınıfta kalmalıdır.
  2. Burs ve kredi sistemi mutlaka çıktı başarımı odaklı olmalıdır. Bir proje, bir iş bir başarı üretmeyen para almamalıdır.
  3. Teorik eğitim, mutlaka çalışma hayatı ile paralel yürümelidir,
  4. İş yeri raporu, iş gözlem raporu gibi faaliyetlere yer verilmelidir.
  5. Öğretmen ve öğretim üyeleri çalışkanlık konusunda model olmalıdır.
  6.  Kamu kurumlarında, sosyal çalışma kurumlarında gönüllü çalışmalar teşvik edilmelidir.
  7. Diploma ile birlikte, bireyin çalışma alışkanlıkları, ek becerileri transkripte yazılmalıdır.
  8. Mezun izleme sistemleri kurulmalıdır.
  9. Bazı liselerde ve üniversitelerin tamamında; Girişimcilik programı hayata geçirilmelidir.

Türkiye gelişmekte olan genç bir ülkedir. Her yıl yaklaşık bir milyon yüksek kapasiteli iyi eğitim almış kişi çalışma hayatına katılmaktadır. Bizler bu gruptan; girişimcilik, inovasyon, patent-buluş yeni unicornlar bekliyorken, onların bir kısmı mesai saatlerine riayet edeceği akşam evine dönmek gibi rutin bir iş performansına ve bunu sürdürecek bir yaşam biçimine bile sahip değiller. Üstelik içinde bulundukları yaş çalışmak ve başarılı olmak noktasında en uygun zaman dilimidir. Bütün gün evde/kafede pinekleyen, sosyal medyada ahkâm kesen gruplar her bakımdan ciddi bir tehlikedir. Bu çok kritik probleme geç kalmadan eğilmek zorundayız.

Not: Unicorn girişim olmak için bir şirketin 1 milyar dolar veya daha fazla yatırımcı değerine ulaşması gerekiyor.

WordPress.com ile Oluşturulan Web Sitesi.

Yukarı ↑