Ana Sayfa

Bilgisizlik Peçesi ve Okul Tercihleri

Resim: Klee (1922) ‘Cıvıldama Makinesi’

ABD’li düşünür Jhon Rawls; Siyasal Liberalizm adlı kitabında bir adalet teorisinden bahseder. Rawls, diğer liberal filozoflar gibi “doğa durumu, ilk durum” toplumsal sözleşme öncesi bir durumdan bahseder. Adalet kuramında düzenlenmesi gereken yurttaşlar arasında var olan yaşamlarında toplumsal başlangıç durumlarını, konumlarını doğal avantajlardan ve tarihsel koşullardan kaynaklanan eşitsizliklerdir (Rawls,2007:301).Düşünüre göre, siyasal toplum oluşmadan önce bir soyutlama yapılmalıdır.

Rawls, hakkaniyet olarak adalette, gerçek, bilinmeyen bir tarihli olmayan ilk anlaşma önermektedir. Bilgisizlik peçesi, taraflar, gerçek çıkarları ve yetenekleri hakkındaki bilgilerini gizleyerek potansiyel çıkarları değil, toplum çıkarları gözetilir. .. Adalet ilkelerinin belirlediği ve bu ilkeleri onaylayanlar dışında toplumsal amaç yoktur  (Rawls, 2007:305-6-7).   Bu durumda toplumu en ideal şartlarda en iyi düzeyde oluşturmak için üç aşamalı bir soyutlama planlamaktadır. Bizim konumuzu ilgilendiren ilk aşamada, tüm insanlar bir bilgisizlik/cahillik peçesi ile gözleri ve duyum melekeleri kapatılmıştır. Dolayısıyla, kendi avantajları hakkında bilgi sahibi değildirler.  Gerçek konumlarını bilmemektedirler, yine başkalarının da avantajlarını gerçek konumlarını, kendilerine karşı üstün ve zayıf taraflarını bilmemektedirler.

          İşte, yukarıda ifade edilen Rawls’ın teorisine konu olan “cahillik peçesi/perdesi” okul tercih aşmasında tercih meselesinin doğasını ve özünü oluşturur. Bu günlerde LGS 2020 okul tercihleri yapılıyor. Bundan sonra da 6 Ağutos 2020’de YKS tercih süreci başlayacak. Bu süreçte adaylar, anne-babalar telaşla girebilecekleri, bir okul veya bölüm arayışındalar. Sık sık şöyle duyuyorum: “şu okul/şu bölüm kesin girerim” hemen yanıt veriyorum. “Kesin olan bir şey varsa, hiçbir şeyin kesin olmadığıdır” Zira adayların sayısı milyonlarla ifade ediliyor. Bizim dışımızdakilerin, eğilimlerini, okul-meslek-bölüm- tercihlerini bilmiyoruz. Hatta kendi tercihlerimiz bile sık sık değişiklik gösteriyor. Yani, bir çeşit bilgisizlik perdesi altındayız. Bu nedenle birden çok okul-bölüm vs. tercih hakkı veriliyor. Sınırlı bilgi ile bizim için en iyi olanı seçmeye, tercih etmeye çalışıyoruz. Cahiliyet peçesinin ardında sıfır bilgi mi var? Elbette değil, bize yol gösterebilecek, tahminler, olasılıklar hesaplamaları yapabileceğimiz bazı bilgiler var. Bu temel verileri sayalım.

  1. Bir önceki yılın okulların-bölümlerin taban ve taban puanları.
  2. Bir önceki yılın okulların-bölümlerin taban ve taban yüzdelik dilimleri.
  3. Bir önceki yılın okulların-bölümlerin taban ve taban başarı sıraları.
  4. İçinde bulunduğumuz yılın okul-bölüm kontenjan sayıları.
  5. Sınav sonuç belgesi ve bu belgede yer alan bazı veriler (başarı sırası-puan yüzdelik dilim).
  6. İlgili kurum ve kuruluşların yayınladığı sınav sonuçlarına ilişkin raporlar
  7. Tercih danışmanlığı üzerine çalışan uzmanlar.

Bütün bu verilere rağmen hala gözümüzün önünde kalın bir bilgisizlik perdesi kalmaya devam ediyor.  Zira milyonların bizim karşımızdaki konumunu, avantaj ve dezavantajlarını hala bilmiyoruz. Bu yılki sınav sonuçlarında yığılımlar (puan) ne kadar? Bizden önde olan kişi sayısı kaçtır? Bizi geride bıkanlar nereleri tercih edecekler ?  Bizden gerideler mi? Bizden öndeler mi? hangi okulları tercih edecekler ? Bizimle aynı okulları mı tercih ediyorlar? Aynı kentte miyiz? Farklı yerleşim yerlerinde oturanlar bizim tercihlerimize göz dikiyorlar mı? Hangi meslek veya okulu tercih edersem doğru tercih etmiş olurum? Bütün bu sorulara bir düzine daha ekleyebiliriz… Soru çok ama yanıt yoktur. Bazı okullara ya da bölümlere yönelik gelişmeler (iş garantisi, yüksek ücret vs.) o okulun ya da bölümün puan eğilimlerinde astronomik yükselişlere neden olabilir. Yine bazı okul veya bölümler için tercih eğilimlerinde değişim olabilir. Bilemeyiz… tam olarak bilgi sahibi olmak mümkün değildir.

          LGS veya  YKS  tercih dönemine ilişkin birkaç temel ilkeyi sıralayarak bitirelim.

  1. Tercih listesi bir; “istek listesidir” ve sıralama çok önemlidir. En çok istenenden ez az istenen doğru bir tercih listesi yapınız.
  2. Tercihlerde gerçekçilik esastır, zira milyonlar söz konusu.
  3. Tercih listesine dâhil edilen her okul-bölüm yeni bir fırsattır, yerleşme olanağını arttırır. Yani çok tercih az tercihten daha iyidir.
  4. İstenmeyen yer listede yer almamalı, zira bilgisayar bunun “istenmediğini” bilemez.
  5. Puan üstünlüğü esastır, sizin puanınızdan 0.0001 puan bile fazla olan sizi geçer.
  6. Yerleştirmeyi, duygusu ve aklı olmayan bilgisayar yapar, her tercihi sıra ile işleme alır ve son tercihe kadar yerleştirmeye çalışır.

Bu süreçte, iyi araştırma, farklı uzman görüşlerini dikkate alarak bilgisizlik peçesini bir miktar aralayabilirsiniz. Ama işin doğası “bilgisizlik peçesi” kalmaya devam eder.

          Başarılı sağlıklı günler …

Kaynak: Rawls, J. (2007) Siyasal Liberalizm Çev.: M.F. Bilgin. İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları.

Eğitimde Kutlama

Milli Eğitim Bakanlığı adını öba olarak belirlediği digital öğretmen eğitim platformunu hayata geçirdi. Platformda seminerler ve kurslar yer almaktadır. Zaman mekân kısıtı olmadan çok farklı konurlarda eğitim alınabiliyor. Ben de zaman zaman öba platformuna giriş yaparak buradaki seminer ve kurslara katılıyorum. Son bir  yılda bu platformdan 23 eğitimi tamamlama imkânım oldu. Geçen ay; Dr. Bekir KUL’un konuşmacı olduğu: Sosyal Sorumluluk ve Toplum Hizmeti Çalışmaları Semineri ‘ne katıldım. Bekir hoca eğitimin bir yerinde sosyal sorumluluk projesi döngüsüne değiniyordu. Bu döngüde; “kutlama” adımı vardı. Birden zihnimde bir şimşek çaktı. Acaba eğitimde kutlama etkinliğini yeterince yer veriliyor mu? Kutlama eğitimde önemli bir araç değil mi? Ödül ile kutlama aynı şey mi? Bu sorular zihnimi kurcalar iken eğitimde : “kutlama” anlayışının hemen hemen hiç yer verilmediğini fark ettim.

          Ödül ve Kutlama

          Ödül, Ödül, istendik davranışı pekiştirmeye, ceza, istenmeyen davranışları ortadan kaldırmaya yöneliktir. Araştırmalar ödülün insan davranışını değiştirmede daha etkili olduğunu göstermektedir. Ödül:  

Olumlu davranışı pekiştirir,

Moral ve motivasyonu destekler,

Olumlu benlik algısına katkı sunar,

Sosyal kabulü arttırır.

          Ödül ile Kutlama aynı şey gibi görünmekle birlikte aynı şey değildir          Kutlama, TDK Sözlüğüne göre, 1. Mutlu bir olaya sevinildiğini söz, yazı veya armağanla anlatmak, kutlamak, tebrik etmek. 2. Önemli bir olayın gerçekleşmesinin yıl dönümü dolayısıyla tören yapmak, tesit etmek.

          Ödül ile Kutlama farklılıkları:

  1. Ödül çoğunlukla bireyseldir, buna mukabil kutlama grup, ekip takım ile ilgilidir.
  2. Ödülde sonuçlar üzerinden bir edinim söz konusudur. Kutlamada ise sonuçlardan bağımsız süreç ile ilgilidir.
  3. Ödül, de bazıları dışta kalır. En yüksek notu alan ödülü alır, örneğin. Kutlamada tüm grup dâhil olur ve dışarda kalan olmaz.
  4. Ödül yarışmanın sonucudur, diğerlerinden daha yetenekli olan daha zeki olan ödülü alır. Kutlama da ise, her üye yetenekleri kadar sürece katkı sunar. Sonuç edinimlerinde katkısı olur. Kimse en önde değildir, kimse geride de kalmamıştır.
  5. Ödül daha rekabetçi bir ortam tesis eder. Kutlamada, rekabet zayıftır,  işbirliği daha güçlüdür.

Eğitimde Kutlama

          Eğitimin temeli öğrenmedir. Okulun görevi öğretim yapmaktır. Öğretim üstün bir yetenek, dikkat, konsantrasyon ile sağlanan uzun soluklu bir süreçtir. Çocukların, ergenlerin ve gençlerin öğrenim gelişimini sağlamak hiç kolay değildir. Her birinin apayrı bir gündemi, geldiği sosyokültürel çevre, aile yapısı ve her birinin farklı motivasyon kaynakları vardır. Bu veriler gün içinde, farklı derslerde, farklı öğretmenlerde ve daha birçok durumsal faktörlere göre değişim göstermektedir. Bütün bu süreci en yüksek başarıyla geçirmek için kutlama kültürü oluşturmalı ve derslerde kutlama faaliyetlerine yer vermeliyiz.

Nasıl Kutlarız?

Eğitimde, sınıfta ve derslerde mutlaka bir kutlama programı olmalıdır. Kutlama için önceden belirlenmiş somut kriterler belirlenmeli ve ilan edilmelidir. Benim önerim 75/75 kuralıdır, yani dersteki, etkinlikteki kazanımların %75’nin sınıfın veya grubun %75’i tarafından öğrenilmişse kutlama yapılmalıdır. Bu sonucu görebilmek için somut testlerin, gözlem formlarının, kontrol formlarının kullanılması gerekir. Neler yapılabilir

Kek, pasta yemek.

Dondurma yemek

Müzik dinlemek, dans etmek.

Tüm grubun katılacağı şarkı söylemek

Piknik yapmak

Tüm çocukların sınıfın ortasında daire oluşturarak kutlama yapması.

Parti yapmak

Film izlemek

Kutlama programı, kısa (ders içinde) ay sonu, dönem ve yılsonu şeklinde olabilir. Buradaki temel gaye öğrenme ve gelişim çaba ve sürecinin kutlanmasındır. Öğretmen kutlama etkinliğin hemen başında bu gayeyi, nereye geldiklerini belirten kısa bir konuşma yapmalıdır. Böylece öğrenmelerin bireye mal olması kolaylaşır. Anlamı zenginleşir ve hafızada kalma süresi en ez % 80 oranında artar. Yeni öğrenmelere kredi açar. Dersler daha eğlenceli ve öğretici geçer. Öğretmen öğrenci işbirliğini geliştirir.

Eğitim dünyamızdaki klasik yöntem ve teknikleri etkin kullanmalı, yeni yöntem ve teknikleri de öğretim zenginliği için okul hayatına dâhil etmeliyiz. Okulu, zorunlu nahoş bir yaşam kesimi olmaktan çıkarmak için, ödül ve kutlama etkinliklerine mutlaka daha fazla yer vermeliyiz.

21. Yüzyıl Yetkinlikleri ve PİSA Türkiye Raporu Grafik 8.10

PİSA 2022 Türkiye Raporu Ocak, 2024’de MEB internet sitesinde yayınlandı. Rapor, eğitim dünyamız için çok önemli veriler yorumlar analizler barındırıyor. Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA), Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından üçer yıllık dönemler hâlinde gerçekleştirilen bir izleme araştırmasıdır. PISA, 15 yaşındaki öğrencilerin modern toplumda yerlerini alabilmeleri için gereken temel bilgi ve becerilere ne ölçüde sahip olduklarını ölçmeyi hedeflemektedir. Türkiye, PISA araştırmasına 2003 yılından bu yana katılmaktadır. PISA, temel olarak öğrencilerin matematik okuryazarlığı, fen okuryazarlığı ve okuma becerileri alanlarındaki becerilerini değerlendirmektedir. Her uygulamada bu üç alandan birisi ağırlıklı alan olarak belirlenmekte, bu alanda yeni sorular geliştirilmekte ve derinlemesine analizler gerçekleştirilmektedir. PISA 2022 uygulamasında ağırlıklı alan matematik okuryazarlığıdır (MEB, 24: 10).

            Covid-19 Salgını nedeniyle 2021’de yapılması gereken PİSA testi bir yıl ertelenerek 2022 yılında yapıldı. Genel olarak ilerleme kaydettiğimizi görmek son derce iyi bir gelişmedir. Kamuoyundaki genel kabulün aksine eğitim sistemimiz olumlu yönde ilerlemektedir. Testte, Fen, Matematik ve Okuma yeterlilikleri test edilmektedir. Bunların dışında 15 yaş grubuna ilişkin önemli projeksiyonlar da çekilmektedir. Hemen hemen tüm testlerde aşağıdaki 7 bilişsel alan ölçülmektedir.

Bilişsel Alt Alanlar

  1. Bilgi,
  2. Kavrama,
  3. Uygulama,
  4. Analiz,
  5. Sentez,
  6. Değerlendirme ve
  7. Yaratıcılık

Yaratıcılık, son dönemde bilişsel becerilerin en sonuna eklenmiştir. Zira 21. Yüzyıl yetkinliklerinde “yaratıcılık” önemli bir yetkinliktir. Bizim çocuklarımız, bilgi ve kavrama  gibi alanlarında sorun yaşamıyor. Ancak üst bilişsel alanlarda sorun yaşıyor bu tarz test maddelerinde doğru yanıtı vermekte zorlanıyor. Bu da eğitim sistemimizin basit düzey becerileri kazandırmaktan öteye gidemediğini gösteriyor.

21. Yüzyıl Yetkinlikleri

            Son dönemde farklı kurumlar 21. Yetkinlikleri listesi yayınlamaktadır. Bunlardan bazıları World Bank, Ünicef ve  Economic Formdur. MEB Talim Terbiye Kurulu da 2016 yılında yetkinlikler listesi hazırlayıp kamuoyunun ve okulların dikkatine sunmuştur. Yine PİSA test organizasyonu da matematik okur-yazarlığı testinde (2022);

  1. Eleştirel düşünme,
  2. Yaratıcılık,
  3. Araştırma ve sorgulama,
  4. Öz yönetim, inisiyatif ve süreklilik,
  5. Bilgi kullanımı,
  6. Sistem düşüncesi,
  7. İletişim
  8. Derinlemesine düşünme …

Burada ifade edilen 8 yetkinlik de klasik matematik okur-yazarlık becerileri yanında farklı sorularla test edilmiştir. Türkiye matematik testinde: OECD ülkeleri içinde 32. Sırada yer almıştır. Bizim çocuklarımız işte burada 21. Yüzyıl yetkinliklerinde zorlanıyor, matematik test performansı de tam burada Grafik. 8.10 tabloyu önümüze koyuyor. Aslında, Grafik 8.10 Doğrudan matematik testi ilgili bir veri değil.

Üç ana alan testi dışında PİSA 2022’de : “Aile desteği, sosyoekonomik faktörler, okul devamı, okulda şiddet ve zorbalık ve ‘gelecekte okul kapanma olasılığı’ nda hazır olma durumu” faktörlerin ölçülmesi yapılmış. Sonuçlar yukarıda grafiktedir. Bizi temsil eden gençlerimiz, olası bir okul kapanmasına hazır değil! Oysa diğer OECD ülke gençleri hazır! Yani matematik testinde ölçülen 21. Yüzyıl yetkinliklerinden; Yaratıcılık, Öz yönetim, inisiyatif ve süreklilik, Derinlemesine düşünme gibi yetkinlikler edinilmediğini göstermektedir. Gençler, yarınlarda eğitim ve iş yaşamında çok gerekli olan yetkinliklerden yeterince kazanamamışlardır.

            Geleneksel eğitim donanımlarının daha ayrıntılı, daha bilinçli kazandırılması ve 21. Yüzyıl yetkinliklerinin okulların çalışma alanında daha fazla yer alması gerekmektedir. Adı geçen yetkilikler derslerde, okulda bazen de özel sertifikasyon eğitimleri ile çocuklara ve gençlere kazandırılmalıdır.

Kaynak: MEB, (2023)  PİSA 2022 Türkiye Raporu. MEB Yayınları. Ankara.

WordPress.com ile Oluşturulan Web Sitesi.

Yukarı ↑