Ana Sayfa

LGS ve YKS Geçerlilik ve Güvenirlik Sistemi

Ülkemizde uzun yıllardır Üniversite giriş, liselere giriş, lisansüstü giriş, tıpta uzmanlık gibi pek çok sınav merkezi olarak yapılıyor. Durum böyle olunca bu sınavlarla ilgili iddia ve şaibe söylentileri hiç bitmiyor. Yılardır bu sınavlarda görev alan bir eğitimci olarak bazı bilgileri vermenin ve bir takım uyarı ve önerilerin zamanın geldiğini düşünüyorum.

            Evet, kötü niyetli yalancı sahtekârlar sınavlarla ilgili ortalığı karıştırıyorlar bununla birlikte bir takım teknik ayrıntılara dikkat etmekle ve daha fazla kamuoyuna doğru bilgiler vermek gerekiyor.

            Baştan ifade etelemeliyim ki ; bizim sınavlarımızın güvenirlik puanı son derece yüksektir, sınavlar temizdir herhangi şaibe iddiasını haklı çıkaracak somut deliller şu an için söz konusu değildir.

            Sınav Uygulama Süreci

  1. Soru komisyonu dışardan yalıtılmış bir yerde çalışır, ve insan teması olmadan soruların basımı yapılır ve kapalı poşetlere, kapalı kutulara konur.
  2. Adaylar kendi okullarında sınava alınması uygulaması terk edilmiştir. Adaylar kendi okulu dışındaki binalarda sınava alınmaktadır. Böylece sınav güvenliği arttırılmıştır.
  3. Sınav merkezlerinde bina girişinde polis görev alır, bina sınav yönetimi ve salon görevlileri atanır. Salon görevlisi öğretmen bina adı, adresi vb. verilir ancak görev yapacağı salon bilgisi yoktur.
  4. Adaylar belli bir süre kala sınava girecekleri, okul, bina, salon ve sıra numarasını çıktı olarak alır.
  5. Sınav günü bina yöneticileri sabah 06.30 gibi ilgili binaya giriş yaparlar, bir süre sonra özel kurye araçlar polis eşliğinde sınav evrak kutularını getirirler. Kutular özel numaralı kelepçe ile kapalı olur.
  6. Sınavda görev alan öğretmenler ilgili sınavın başlamasından çok önce binaya girer, giriş sırasında polis tarafından üstü aranır. Yasaklı maddeler (telefon, usb, saat, vb.) ile binaya girişlerine izin verilmez.
  7. Görevli öğretmen yoklama formunu imzalar ve bu esnada hangi salonda görevli olduğunu öğrenir. Sınav bitene kadar görev kartını yakasında taşımak zorundadır. Gerekli açıklama ve kurallar bir kez daha tekrarlanır, görevli öğretmen kapalı poşet içinde sınav salonun yolunu tutar.
  8. Sınav uygulama süreci fiilen başlamıştır, kurallar katidir, her salonda en az iki öğretmen görevli olur. Sınav uygulama salonun kapısı daima açık tutulur. Sınav öncesi işlemler sıra ve yönergelere uygun olarak yapılır.
  9. Sınav evrakları adayların gözünün önünde açılır ve talimata göre cevap kâğıtları ve soru kitapçıkları dağıtılır. Zamanı geldiğinde sınav başlatılır ve zamanı geldiğinde bitirilir.
  10. Sınav bitince, cevap kâğıtları zarf/poşete diğer önemli birkaç evrak ile birlikte konarak ağzı kapatılır. Salon görevlisi öğretmenler cevap kâğıtlarını ağzı kapanmış zarf veya poşet ile bina yöneticilerine imza karşılığı teslim ederler.
  11. Adaylardan alınan kapalı sistem sınav evrakları, yine ağzı kelepçeli kapalı kutulara konur ve özel kurye ile ilgili merkeze götürülür, 3 kilitli (her bir anahtar farklı bir görevlide olur) kapalı bir yere konur, hepsi toplanınca sınavın okunup değerlendirme süreci başlar.

Gözlemlerim

20 Yıla yakın sınavlarda sınav salonlarında görev alıyorum, çok şükür başarılı bir görev yaptığımı söyleyebilirim. Elbette bir takım deneyim ve gözlemlerim oldu. Merkezi sınavların düzgün uygulanmasında en önemli görev bina sınav yöneticileri ve salondaki görevli öğretmenlerdir. Gördüğüm eksiklik ve yanlışlıklar şu şekilde:

  1. Yöneticiler (öğretmenlere yardımcı olmak amacıyla) cevap kâğıtlarının bulunduğu poşet/zarf kapatma işleminin salon yerine komisyon odasında yapılabileceğini söylüyorlar. Bu durumda cevap kâğıtları belli süre ulaşılabilir olarak kalıyor bu da güvenliği tehdit eder.
  2. Salon görevlisi öğretmenler adaylar ile fazlaca konuşuyor, bazı adayların yanına gidip kısık sesle konuşuyor. Bu da diğer adayların zihninde soru işaretlerine neden oluyor.
  3. Yönergeler eksik uygulanıyor, bazı kritik adımlar üstünkörü geçiliyor. Örneğin kitapçık kodunun yazılıp kodlanması ve kontrol edilmesi gibi Sınav soru kitabın sınav öncesi eksik ve yırtık sayfa sorunu olup olmadığının kontrolü gibi.
  4. Adayların teslim ettiği, cevap kâğıdı ve soru kitapçığının görevli öğretmenlerce incelemesi yapılıyor. Oysa cevap kâğıdı görünmeyecek şekilde üstü kapalı olmalı, soru kitapçığı da kapalı olarak masada bulunmalıdır.
  5. Evraklar acele ile toplanıp, kapatılıp teslim ediliyor bu durumda da bazı cevap kâğıtları kapalı zarf içinde yani bulunması gereken yerde olmuyor. Sonradan da zarfı/poşeti açmak mümkün değildir.
  6. Salonda görevli öğretmenler, sohbet edip gürültü çıkarabiliyor bu da adayların motivasyonunu olumsuz etkiliyor.

Geçerlilik ve Güvenirlik

            Ölçme araçları (sınavlar/testler) hem geçerli he de güvenirlik parametrelerine sahip olmadır. Güvenirlik adı üstünde, ölçme faaliyetinin güvenilir olması ile ilgilidir. Yani insanlar sınavın güvenli ve adil olduğuna inanması gerekiyor. Hassas bir şeydir, sınava girenlerin sınav öncesi bile zihinlerinde sınavın güvenliği ile ilgili soru işareti varsa bu sınavın güvenirliğini düşürür. Sınavda kopya çekilmesi güvenirliği düşürür. Ayrıca, geçerliliğinin ön şartı güvenirliktir Sınav güvenilirlik şartını karşılamıyorsa geçerli olmaz.

            Geçerlilik; “Bir ölçme aracı kullanılış amacına ne oranda hizmet ediyorsa o oranda geçerlidir.” (Yılmaz, 2014:49-50). LGS için somutlaştırırsak: Sınavla öğrenci alan liselere puan üstünlüğüne göre öğrenci seçmektir. Yani bu sınavlarda binlerce birinci, binlerce 0 puan alan adayların olması geçerliliği zedeler. Bu yıl LGS’den 719 çocuk tam puan aldı…hepsi Galatasaray Lisesi’ne kayıt olamayacağına göre tam puan alan çocuk sayısının 100-200 civarında olması geçerlilik için daha uygundur.   

            Geçerlilik ve güvenirlik hesaplamaları ilgili uzmanlarca yapılan merkezi sınavlarımızın güvenirlik puanı oldukça iyi durumdadır.

            Sınavların geçerlilik ve güvenirliğinin sağlanması için sınav öncesi, sınav anında ve sınav sonrası yapılması gerekenler vardır bu hususlara dikkat edilerek süreç tamamlanmalıdır. En küçük ihmal, kasıtlı bir adım, bir kuralın bile görmezden gelinmesi sınav güvenliğini tehdit etmektedir.

            Kopya meselesi, bir toplum ve kültür sorunudur. Aşırı polisiye tedbirlere rağmen hala diken üstündeyiz. Sınav öncesi başlayan teyakkuz hali sınav sonuçlarının açıklanması, tercihlerin alınması hatta eğitime başlama dönemine kadar devam etmektedir. Bir takım tedbirler gereklidir.

  1. Sınavlar ile ilgili kamuoyu düzenli ve doğru bilgilendirilmelidir.
  2. Okul/bina sınav yöneticileri sık sık eğitime alınmalıdır, yanlış yapanlara görev verilmemelidir.
  3. Öğretmenler de eğitim verilmeli, kuralların gerekçeleri net olarak izah edilmelidir, hatalı davranışları olan öğretmenler meslekten atılmalıdır.
  4. Sınav sonuçlarına ilişkin sayısal veriler kamuoyu ile zamanında düzgünce paylaşılmalıdır.
  5. Sınavlarda görev alan öğretmenleri adaylar bir değerlendirme sistemi ile değerlendirmeli, yanlış ve hatalı uygulama yapan kuralları hiçe sayan öğretmenlere görev verilmemelidir.
  6. Eğitim sistemimizde “kopya” ile ciddi bir mücadele programı başlatılmalıdır.
  7. Öğretmenlere “ölçme ve değerlendirme” alanında hizmetiçi eğitimler düzenlenmelidir.

İyi Eğitimci I: Okul Müdürü

Çeyrek asırdır eğitim dünyasının içindeyim. Bu zaman zarfında yaklaşık 8 yılı eğitim kurumu yöneticisi olarak görev yaptım. Cevabını aradığım soru şu: “Kim başarılı okul müdürü ?” ya da “başarılı, iyi okul yöneticisi neleri başarmış?”  Gözlemlerime göre, bazı işleri yapanlar veya bazı tutum ve davranışları yerleştiren okul yöneticileri başarılı olarak kabul ediliyor. Önce mevcut tabloya bakalım.

  1. Fiziki şartları geliştiren okul yöneticileri. Bu tarz yöneticileri: “Çatıdaki Müdür” olarak tanımlıyorum. Bu tarz müdürler teknik insanlar, sıhhi tesisattan, elektrik sistemlerinden, badana boya işlerinden hatta inşaat işlerinden anlayan, belli oranda bu işleri şahsen yapan müdürülerdir. Onlara göre, okulun, sınıfların fiziki şartları iyi olursa, düzgün çalışırsa eğitim başarısını sağlar. Bu tarz yöneticiler eğitim dünyasında ve kamuoyundan en çok takdir alan yöneticilerdir.
  2. İyi insan olan okul yöneticileri. Bu tarz yöneticilere , “Babacan Müdür” diyorum. Bu tarzı benimseyen okul yöneticisi; başta öğretmenler olmak üzere, okulun tüm paydaşlarına çok iyi davranır. Sürekli bir “halden anlama” durumu içindedir. Bu yönetici esasen insan odaklıdır, ceza yerine ödüle dönük stratejileri vardır. Sosyal etkinlikler, piknik, gezi, yemek gibi faaliyetleri başarı için önemli bir araç olarak görürler. Öğretmenler bu tarz yöneticileri çok severler.
  3. Akademik başarısı odaklı yöneticiler. Bu tarz yöneticilere; “Oxford Müdürü” diyorum. Bu tarz müdürler, ancak Fen Lisesi, Sınavla öğrenci alan okulları, sınav öncelikli okulları tercih ederler. Bu müdürler için kenar mahalle okullarında veya bir mesleki teknik okulda görev yapmak cezaları en büyüğüdür. LGS veya YKS sınavlarındaki performans bu yönetici için en önemli kriterdir. Başarı ölçütü OSYM’nin sonucuna bağlıdır yani!

Bütün bunların yanında başarılı okul yönetimi kriterleri için eğitim camiasının, öğretmenlerin, velilerin ve kamuoyunun kafası oldukça karışıktır. Ortada net, tanımlanmış ölçülebilen başarı kriterleri yoktur. Bu durum da okul yöneticilerinin sağa sola yalpalamasına neden olmaktadır. Zaman içinde çok değerli zamanın boşa geçmesine, zengin insan kaynağının iyi yetiştirilememesine önemsiz ve az değerli işlere çok zaman harcanmasına, buna mukabil önemli daha değerli hedeflere az zaman ve emek harcanmasına yol açmaktadır. Şimdi baştaki sorumuza dönelim kimdir başarılı okul (eğitim) yöneticisi? 7 maddede toplayalım.

  1. Yönetici seçimi;  mevcut sistem çağdışıdır, 1930 modeldir, bürokratik vesayetin dayatmasıdır.  Memurların “keyfine” hizmet etmektedir. Eğitim yönetimine talip olmak için öğretmen olmak zorunluluk olmamalıdır. (+ puan olabilir.) Okul kurum yönetimi sonuç olarak işletme yönetimidir. Yönetilecek okul için aday  olunur, adaylar kendileri ile ilgili cv ve okula ilişkin bir dosya hazırlar. Dosya kısaca: “vizyonu, hedefleri yöntemler ve bütçe” olur. Yetkin bir komisyonun karşısında kendini ve eğitim kurumuna ilişkin yaklaşımını anlatır, sorulara yanıt verir. Bu yöntem ile okul ile yönetici adayı arasında güçlü bir bağ kurulur.
  2. Başarılı yönetici, liderlik vasıflarına sahip olmalıdır, iyi iletişim, kriz çözümü, çalışanları organize etme becerilerine üst düzey sahip olmalıdır.
  3. Başarılı yönetici okulun başarı kriterlerini tüm paydaşlar ile belirlemeli, okulun tüm üyeleri aynı sonucu almak için seferber edilmelidir.
  4. Bazı okullardaki başarı kriterlere faklı olabilir, hatta bu gereklidir, yönetici bu durumda ezberlerin dışına çıkma cesaretine ve bilgeliğine sahip olmalıdır. Örneğin; meslek lisesinde görev yapan yönetici başarı kriterlerini 1. Mesleki yetkinlik 2. Girişimci yetiştirmek olarak belirlemelidir. Bu okulun YKS ‘ye dönük bir kriter belirlemesi çok yanlış olacaktır ve okulun tüm çalışanlarını başarısızlığa mahkum edecektir.
  5. Yönetici, okuldaki her faaliyetin eğitsel hedeflere odaklanmasını sağlamalıdır. Okul yöneticisi, eğitim programı, etkinlik seçimi, gibi konularda liderlik ve denetim yapmalıdır.
  6. Okul yöneticisi, öğretim, eğitim ve ölçme sistemlerine hâkim olmalı, bu alanlarda reformlar yapmaktan çekinmemelidir.
  7. Okul yöneticisi, özel eğitim, gelişim, çocuk psikolojisi, rehberlik, öğretim yöntem ve teknikleri, öğrenme, sınıf yönetimi, ölçme değerlendirme gibi alanların temel ilkelerini bilmeli, uygulanması için liderlik ve denetim görevlerini titizlikle yerine getirmelidir.

Başarılı okul yöneticileri başka bazı eklemeler de yapılabilir, ancak okulun temel görevi, eğitim yoluyla gelişim ve kariyer yaşamına destek olmaktır. Bu anayoldan çıkmadan okul yöneticisi işine devam etmelidir. Bir veciz ile bitirelim:

Okul müdürü kadardır!”

Bir İş Önerisi; Temizle, Onar Şirketi

   Bloomberg HT kanalında hafta sonları İngiltere yapımı; Clean it Fix it adlı bir programın birkaç haftadır sıkı bir takipçisi oldum. Küçük bir firma olan ve başrolde 3 kahramanın (Maxine Dwyer, Asher Edwards ve Tommy Walsh) yer aldığı yapım bana oldukça yaratıcı bir girişim fırsatı gibi geldi.

            Genellikle küçük, birkaç bakımdan yetersiz, kirli ve dağınık ev sahipleri evleri ile ilgili bu firmaya birkaç video çekerek başvuruyorlar. Bütçe belirleniyor ve bu meblağ “küçük” olarak ifade ediliyor. Firma içinde çeşitli marangozluk aletlerini, ahşap bazı parçalar, hazır ünite ve raflar, boyalar vb. olan bir minibüs ile çalışmanın yapılacağı eve geliyorlar. Genellikle iş süresi süre bir günü geçmiyor, bu sırada ev sahipleri evde bulunmuyor. Firmada çalışanların görevleri birbirinden farklı:

Tommy Walsh, ekip lideri, küçük onarımlar, boya, badana, derz, fayans işleri hatta küçük inşaat işleri onun sorumluluğunda. Onun yanında, matkap, boyalar, fırçalar, tornavida gibi araç-gereç bulunuyor. Son derce yaratıcı, sabırlı ve sonuç alan bir çalışma biçimi var.

Asher Edwards, ekibin marangoz üyesi görevinde. Ahşap işleri onun sorumluluğunda, bazen hiç kurulmamış yatağı kuruyor. Bazen yerinden oynamış güvenlik tehdidi oluşturan bir dolabı sağlamca yerine monte ediyor. Raf üniteleri yaparak küçük alanlardan büyük yer kazanıyor. Evde kullanılmayan ahşap bir malzemeyi, yeniden tasarlayarak yeni bir ürün elde ediyor. Edwards, oldukça yaratıcı bir ekip üyesi.

Maxine Dwyer, ekibin tek kadın üyesi. Dwyer, tahmin edebileceğiniz gibi, temizlik düzen sağlama görevini yerine getiriyor. Onun alet çantasında; temel temizlik maddeleri, karbonat, sirke, limon tuzu, farklı temizlik bezleri, kavanoz ve kutular bulunuyor. Bayan Dwyer, ekibin diğer üyeleri gibi oldukça pratik ve yaratıcı…benim hemen atabileceğim mutfak ve banyo araç gereç bölümlerini pırıl pırıl yapıyor. Tam bir leke savar…

            Firmanın çalışanları oldukça yaratıcı insanlar. Yani mevcut şartlardan eldeki varlıklardan en üst düzeyde yararlanmasını biliyorlar. Ekip kendi alanında bireysel çalışıyor ancak diğer ekip üyelinden de hem yardım hem de görüş almaya özen gösteriyorlar. Ekip üyelerinin kıyafetleri de özel olarak tasarlanmış yani zaman ve iş gücü kaybı yaşamıyorlar. Ekip ile ilgili bir dikkatimi çeken 2 nokta oldu. 1. Bazen “misafir” ekip üyesi oluyor, bunun nedeni: birincisi ekip üyelerinden birinin olmaması, ikincisi bölgeyi ve evi iyi bilen bir usta olması ile dışardan ekibe katılım oluyor. 2. Nokta; iş sırasında mutlu, coşkulu ve pozitif tutumları dikkatimi çekti. İşi sevmek, iş icrasında mutlu ve coşkulu olmak iş başarımında fark yaratıyor.

            Gir, Onar, Güzelleştir ve Çık

            Yukarıda bazı ayrıntılarına değindiğim girişim modeli Türkiye’de de yapıla bilinir. İlk başta küçük bir ofis, bir gelişmiş bilgisayar (tasarım planları için)  ve iletişim ve organizasyonu sağlayacak bir ofis çalışanı olması gerekiyor. Ekip 3 veya 4 kişi olmalı benim önerim dörttür.

Ekip başı: bu eleman genel ekibe liderlik edecek ve faaliyet alanındaki tüm işlerin genel hatları ile bilen kişi olacak. Matkap ve vb. araçlar ile küçük onarımları yapan çalışan kişi olmalı,

Temizlik perisi: Evlerde özellikle, mutfak ve banyo gibi alanlardaki ciddi kir, lekelerin temizlemekle görevli çalışan olacak. Bu üye, eldeki sağlıklı ürünleri kullanarak mutfak, ocak, fırın vb. alanları temizleyerek kullanıma hazır hale getirecek. Evlerde temizlikle ilgili sorunlu diğer alanlardan biri de banyolardır. Bu bölümlerin de iyi bir temizliğe ihtiyacı bulunuyor. UK’daki işten farklı olarak temizlik perisi ev sakinleri için, “mutfak banyo temizliği” bilgi broşürü bırakacak.

Elektrik Işık Uzmanı: UK ‘daki ekipten farklı bir ekip üyesi söz konusu. Bu üye, gereken eğitim ve sertifikaya sahip olmalıdır. Evlerdeki pek çok araç elektrik ile çalışmaktadır. Yine ev estetiğinde, elektrik kabloları, anahtarları ve aydınlatma gereçleri son derece önemli yer tutmaktadır. Bu bay Tesla, gereken kurulum ve onarımları yaparak ev güveliğine ve şıklığına katkı sunacaktır. Uzmanımız da elektrikli cihazlılarının güvenli verimli kullanımı için bir broşürü eve bırakacak.

Marangoz Ustası: Türkiye’deki en kadim mesleklerden birisi marangozluktur. Halen pek çok marangoz bu alanda çalışmaktadır. Bizim marangozun görevi; mobilya kurulumu, onarımı ve küçük mobilya ve eklentileri yaparak ev yaşam alanının konfor ve güzelliğine katkı sunmaktır. İşlerini bahçeye, yol kenarına kurulacak bir seyyar tezgâhta yapabilir. Ekibin malzemelerinin yer alacağı minibüste marangozluk araçları önemli yer kaplayacaktır.

Maliyet: Yukarıdaki tarif etmeye çalıştığım bir firmanın maliyeti oldukça önemli bir husustur.

Şöyle bir hesap yapılabilir: Kira (ofis) 30.000 TL (Aylık)

Ofis Çalışanı: 30.000 TL (Aylık)

Minibüs: 600.000 TL

  • Marangozluk Araçları: 45.000 TL
  •  Gönye Makinesi.
  • Matkap.
  • Tezgâh Daire Testere.
  • .Dekupaj Testere.
  •  Eksantrik Zımpara.
  • Freze Makinesi.

Diğer araç gereçler için de 10.000 TL eklenecektir. Bu durumda firmamızın ilk üç ayı da hesaba dâhil ederek 1.105.000 TL kuruluş sermayesine ihtiyaç olacaktır. Firmamız, kurularak internet sitesini, sosyal medya hesaplarını ilan etmelidir. Gelen iş tekliflerinde önce temel maliyet hesaplanmalı, üzerine gelişim için kar payı eklenerek bir fiyat verilmelidir. Bir ayda Pazar günleri dışında 25-26 gün iş alınabilir. Bir ev için 10.000-20.000 TL’ye iş alındığını var sayalım. Ay sonunda ortalama 350.000 TL gelir elde edilir ki oldukça tatmin edici bir gelir olabilir. Ofis çalışanı sabit olmak üzere 100.000 TL gider çıkınca kalan meblağ ekip üyeleri için 60.000 TL olur. Oldukça iyi bir başlangıç değeridir.

      Son Söz

      Bu işte iş meslek yetkinliği çok önemlidir. Bunun kadar diğer önemli husus takım üyelerinin yaratıcı, pratik ve inovatif düşünme becerileri son derece gelişmiş olmaları gereklidir.

      İşte! Çalışmak isteyen,  mevcut iş şartlarını beğenmeyen Z kuşağına çağa uygun bir iş önerisi.

      Ne Dersiniz!

WordPress.com ile Oluşturulan Web Sitesi.

Yukarı ↑